YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/2966
KARAR NO : 2014/8580
KARAR TARİHİ : 06.05.2014
4857 sayılı İş Kanunu’na aykırılık eyleminden kabahatli Küre İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti hakkında, aynı Kanun’un 92 ve 107.maddeleri uyarınca 8.455,00 Türk lirası İdari para cezası uygulanmasına dair Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İstanbul Bölge Müdürlüğünün 23.11.2007 tarihli ve 660-03 sayılı İdari para cezasına yönelik başvurunun reddine ilişkin İstanbul 6.Sulh Ceza Mahkemesinin 05.09.2013 tarihli ve 2013/356 değişik iş sayılı kararına karşı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü vekili tarafından vekalet ücreti yönünden yapılan itirazın kabulü ile, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde duruşmasız işler için öngörülen 245,00 Türk lirası vekalet ücretinin başvurusu reddedilen kabahatli kurumdan alınarak, kararına başvuruda bulunulan kuruma verilmesine dair İstanbul 20.asliye Ceza Mahkemesinin 11/10/2013 tarihli ve 2013/180 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 27.12.2013 gün ve 79513 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.01.2014 gün ve KYB. 2014/2939 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 31/2.maddesinde yer alan “Kanun yoluna başvuru dolayısıyla oluşan bütün masraflar ve vekalet ücreti, başvurusu veya savunması reddedilen tarafça ödenir.” şeklindeki düzenlemenin kanun yoluna başvuru durumunda geçerli olduğu, kanun koyucu tarafından kabahatlere ilişkin “kanun yolu” ile “başvuru yolu” arasında ayrım yapıldığı, örneğin yukarıda bahsi geçen 31.maddenin 1.fıkrasındaki düzenleme daha önce “İdari yaptırım kararına karşı kanun yoluna başvurulması harca tabi değildir.” şeklinde iken, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 27.maddesi ile “kanun yoluna başvurulması” ibaresi “başvuru yolu” şeklinde değiştiriliği, bu durumda 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27.maddesinde düzenlenen başvuru yolu bakımından uygulanamayacağı gözetilerek, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
5326 sayılı Yasa’nın 31/2. maddesi uyarınca, başvurunun reddedilmesi halinde, kendisini vekille temsil ettiren idare lehine vekalet ücreti hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 06/05/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.