Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2015/19272 E. 2016/11981 K. 03.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19272
KARAR NO : 2016/11981
KARAR TARİHİ : 03.10.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, sigorta başlangıç tarihinin 25/03/2006 olduğunun ve davalılardan işverene ait işyerinde 25/03/2006-30/01/2013 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava; davacının davalı işyerinde 25.03.2006 – 30.01.2013 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın ksımen kabulü ile davacının 17.07.2007 – 30.05.2012 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 1.575 gün çalışmış olduğunun tespitine, bilirkişi raporunun gerekçeli kararın eki sayılmasına karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı şirkete ait minibüste şoför olarak çalıştığını beyan eden davacı adına davalı işyerince düzenlenen 01.12.2011 tarihli işe giriş bildirgesi bulunduğu ve 01.12.2011 – 30.05.2012 tarihleri arasındaki çalışmalarının davalı Kurum’a bildirildiği, tanık beyanlarından davacının ‘ün köylerine yolcu taşıyan minibüste çalıştığının anlaşıldığı ve tanıklardan biri tarafından Köyü’nden yolcu taşıdığının beyan edildiği, dosyada mevcut dönem bordrolarında davacıdan başka isimlerinin yer aldığı, davalı şirketin adının . Şti. olduğu, zabıta tarafından komşu işyeri tanıklarının tespit edilemediğinin bildirildiği, ancak zabıta tarafından davalı şirketin kayıtlardaki merkez adresinde araştırma yapıldığı, dolmuş hatlarında araştırma yapılmadığı, davalı tanıkları tarafından davacının Nolu Kooperatif’te çalıştığının beyan edildiği, emniyet tarafından; davacının kullandığının iddia edildiği plakalı aracın davalı şirket adına 17.07.2007 tarihinden beri kayıtlı olduğunun ve davacı tarafından bu araç kullanılırken düzenlenen 11.04.2009, 06.07.2011, 07.07.2011, 07.03.2012 tarihli ceza tutanaklarının olduğunun bildirildidiği anlaşılmaktadır.
Bu tür hizmet tespitine yönelik davaların Kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Yasal dayanağı dava tarihinde yürürlükte olan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesi ile halen 5510 sayılı Yasa’nın 86. maddesi olan bu tür davalarda; öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin, işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin o dönemde gerçekten var olup olmadığı, Kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı, eksiksiz bir şekilde belirlenmeli, daha sonra çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğu özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de çalışmanın konusu, niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli ve dinlenilen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde çalışan işyerinde kayıtlı bordro tanıkları ya da komşu ve yakın işyerlerinde çalışan kayıtlı tanıklar olması sağlanarak çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Bu yön Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.09.1999 gün 1999/21-510-527, 30.06.1999 gün 1999/21-549-555, 05.02.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 03.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578 ve 01.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda ise; anılan şekilde araştırma yapılmadan ve davacının çalışmaları ve gerçek işveren hiç bir tereddüte mahal bırakmayacak şekilde ortaya konulmadan sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; davacının çalıştığının beyan edildiği dolmuş hattında zabıta marifeti ile araştırma yaptırmak ve komşu işyeri tanıklarını tespit ederek dinlemek, Köyü muhtarını dinlemek, davalı tanıkları tarafından davacının çalıştığı yönünde beyanlarda bulunulan Nolu Kooperatif’in talep edilen dönemdeki bordrolarını dosya arasına alarak re’sen seçilecek bordro tanıklarını ve talep edilen dönemde yönetici olarak çalışan kişileri dinlemek, davalı şirket ile Nolu Kooperatif arasında araç kiralanmasına ilişkin sözleşme bulunup bulunmadığını araştırmak ve böylece toplanan deliller ışığında davacının çalışma süresi ile gerçek işverenini tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tespit ederek varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan Şti.’ne iadesine
03.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.