YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/28617
KARAR NO : 2014/6079
KARAR TARİHİ : 03.04.2014
Hırsızlık suçundan sanık …’in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 493/1, 59/2 ve 81/2. maddeleri gereğince 3 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, … Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2004 tarihli ve 2003/985 esas, 2004/224 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine sanığın 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 10/10/2005 tarihli ve 2003/985 esas, 2004/224 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığının 06/06/2013 gün ve 2007/9330/35979 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/04/2014 gün ve KYB/2013/218113 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 23/09/2013 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
(1-… . Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2004 tarihli ve 2003/985 esas, 2004/224 sayılı kararına yönelik yapılan incelemede:
Sanık hakkında 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 493/1, 59/2. maddeleri uyarınca verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının anılan Kanunun 81/2. maddesine göre 1/6 oranında artırılması sonucunda 2 yıl 11 ay hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde fazla ceza tayin olunmasında,
2-… . Asliye Ceza Mahkemesinin 10/10/2005 tarihli ve 2003/985 esas, 2004/224 sayılı ek kararına yönelik yapılan incelemede:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden evrak üzerinde karar verilmesinde, isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de;
TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre;
Sanık hakkında 10.03.2004 tarihli hükümle 765 sayılı Yasanın 4931/1, 522 (normal), 59, 81/2. maddeleri uyarınca 3 yıl 5 ay hapis cezasına karar verilip hükmün usulünce kesinleştirildiği, 5237 sayılı Yasa hükümlerine göre uyarlama talep edilmesi nedeniyle mahkemece önce 22.06.2005 tarihli dosya üzerinden ilk hükmün aynen infazına karar verildiği, bu kararın sanığa usulünce tebliğ edilip temyiz edilmeksizin kesinleştiği, infaz aşamasında ise infaz savcılığının talebi ile aynı olayla ilgili 10.10.2005 tarihinde bu sefer 5237 sayılı Yasa hükümlerinin uygulandığı ikinci bir uyarlama hükmü verildiği, kanun yararına bozma isteminde ise, 10.03.2004 tarihli hükümde fazla ceza verilmesi, 10.10.2005 tarihli uyarlama kararında ise çelişki olduğu belirtilerek bozma talep edildiği, uyarlama kararlarının ister dosya üzerinden verilsin isterse duruşma açılarak verilsin temyiz yasa yoluna tabi olduğu, 22.06.2005 tarihli ilk uyarlama kararının kesinleşmesinden sonra bu hükmün kanun yararına bozma yasa yoluyla bozulmaksızın verilen 10.10.2005 tarihli ikinci uyarlama hükmünün yok hükmünde olacağı, dolayısıyla kanun yararına bozma yasa yoluna asıl 22.06.2005 tarihli ilk uyarlama hükmünün tabi olacağının anlaşılması karşısında; 22.06.2005 tarihli uyarlama kararı hakkında kanun yararına bozma yoluyla ilgili bir değerlendirme yapılıp yapılmayacağının takdiri ve bunun sonucuna göre inceleme yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, 03.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.