YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5164
KARAR NO : 2014/7358
KARAR TARİHİ : 16.04.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı yasaya aykırılık
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç tarihi ve suça konu eşyanın niteliğine göre sanığın 5752 sayılı yasa ile değişik 4733 sayılı yasanın 8/4.maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş ise de;
1- 5237 sayılı TCK’nun 52/4. madde fıkrası gereğince, doğrudan verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine karar verilmesine rağmen, 5237 sayılı TCK’nun 52/4. maddesi hükmüne aykırı olarak ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde taksit aralığının kararda belirtilmemesi,
2- TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca. 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması,
3- Sanığın adli sicil kaydında yer alan Elazığ 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/377-553 Esas-Karar sayılı ilamında “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak” suçundan TCK’nın 191/1. maddesine göre verilen 10 ay hapis cezası adli para cezasına çevrildikten sonra, aynı maddenin 6-7. fıkraları gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verildiği, öncelikle bu tedavi ve denetim kararının infaz edilmesi gerektiği, tedavi ve denetim kararı tedbirine uyulmadığı takdirde hükmolunan adli para cezasının infaz edilmesi gerektiği halde bir sureti dosyaya getirilen ilamda hükmedilen tedavi ve denetim kararının infazına başlanmadığı, doğrudan adli para cezası infaza verildiği, adli para cezasının ödenmemesi üzerine hapse çevrilmek üzere infaz edildiğinin anlaşılması karşısında anılan ilamın tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
4- Davaya katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresinin katılan olarak kabulü hukuken geçersiz olup lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesi uyarınca, hükmün 1. Fıkrasının 5. bendinde yer alan “10 ayda” ibaresinden önce gelmek üzere “birer ay ara ile” ibaresinin eklenmesi, 5237 sayılı TCK’nun 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “Sanığın, 5237 sayılı TCK.nun 53/1-a, b, d, e bentlerinde belirtilen haklarından aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca hapis cezasının infazının tamamlanıncaya; 53/1-c maddesinde yazılı haklardan ise anılan maddenin 3.fıkrası uyarınca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilmesine, diğer kişilere yönelik bu hakları bakımından aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca hapis cezasının infazının tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi, hükümden Gümrük İdaresi lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin bölüm ile TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkranın çıkarılması ve diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.04.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.