YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/1439
KARAR NO : 2014/1897
KARAR TARİHİ : 12.02.2014
Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlâl etme ve mala zarar verme suçlarından sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143, 35/1-2, 116/4, 151/1, 168/2 ve 43/1 (iki kez) maddeleri uyarınca 2 yıl 7 gün hapis, 1 yıl 3 ay hapis ve 2 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair … 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/10/2013 tarihli ve 2013/515 esas, 2013/560 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 11/12/2013 gün ve 2013/18686/75704 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/12/2013 gün ve KYB/2013/398799 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 23/01/2014 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
(Dosya kapsamına göre, olay tarihinde sanığın, müştekinin evinin penceresinden girmek sureti ile evde bulunan kasayı yerinden alarak hırsızladığı ve söz konusu kasayı evin yakınında bulunan … plakalı aracının bagajına koyduğu, ardından sanığın aynı yöntemle tekrar eve girdiği, evi karıştırdığı esnada müştekinin eve gelmesi üzerine kaçmaya çalıştığı, müştekinin müdahale ettiği, yaşanan boğuşma esnasında kolluk görevlilerinin gelerek sanığı yakaladığı ve mahkemenin kabulünün de bu yönde olduğu olayda, sanığın, kasayı hırsızlayarak aracının bagajına koyması eylemini müteakip, tekrar eşya hırsızlamak amacıyla aynı eve ikinci kez girmesi şeklinde gerçekleşen eylemin, önceki kasa hırsızlığı eyleminin devamı niteliğinde olduğu, aynı zaman dilimi içinde gerçekleşen eylemlerin tamamlanmış tek bir hırsızlık suçunu oluşturduğu, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına imkan bulunmadığı gibi tüm öğeleriyle oluşan hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında da kalmadığı gözetilerek, sanığın hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b maddesi uyarınca cezalandırılması ile yetinilmesi gerekirken, olayda uygulama yeri bulunmayan teşebbüs ve zincirleme suç hükümlerinin tatbik edilerek ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de;
TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A
İncelenen dosya içeriğine göre;
… 29 Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2013 gün, 2013/515-560 sayılı hükmünün, sanık …’ın yüzüne karşı yasa yol ve yöntemine uygun biçimde tebliğ edildiği, sanığın hükmü 24.10.2013 tarihinde temyiz ettiği, anılan mahkemenin 30.10.2013 gün, 2013/515-560 sayılı ek kararıyla temyiz isteminin süreden sonra olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verildiği, ek kararın 12.11.2013 tarihinde sanığa tebliğ edilmesinden sonra adı geçen sanık tarafından 13.11.2013 tarihinde temyiz edildiği, bu bağlamda … 29 Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2013 gün, 2013/515-560 sayılı hükmünün kesinleşmediği, kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve yasa yoluna başvurulmaksızın kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği, yukarıdaki açıklamalar ışığında hükmün henüz kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında;
1-)… 29 Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2013 gün, 2013/515-560 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE,
2-)Kararı temyiz eden sanık … ile ilgili tebliğname düzenlenmediği anlaşıldığından, adı geçen sanığın temyizi ile ilgili tebliğname düzenlendikten sonra Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, 12.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.