Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2011/14349 E. 2014/3687 K. 05.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14349
KARAR NO : 2014/3687
KARAR TARİHİ : 05.03.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Yağma, tefecilik
HÜKÜM : Sanıklar hakkında tefecilik suçundan beraat
Sanık … hakkında kendiliğinden hak alma suçundan hükmün açıklanmasınını geri bırakılmasına ilişkin karar
Sanık … hakkında kenliğinden hak alma suçundan 765 sayılı TCK’nun 308/3. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis 440 TL apc kendiliğinden hak alma suçundan 765 sayılı TCK’nun 308/3. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis 440 TL apc

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Tefecilik suçundan açılan kamu davasında müşteki …’ın suçtan zarar görmediği ve görme olasılığı da bulunmadığı halde, davaya katılmasına ilişkin karar hukuksal dayanaktan yoksun olup, temyiz hakkı sağlamayacağından, bu suça yönelik temyiz isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,

I-Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:

Sanık hakkında kendiliğinden hak alma suçuyla ilgili olarak, 5271 sayılı CMK.nın 231. maddesi uyarınca verilen “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı, aynı Yasanın 231/12. maddesi uyarınca itiraz yolu açık olup,

temyiz olanağı bulunmadığından; katılan vekilinin bu konudaki temyiz isteğinin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nın 317. maddesi gereğince tebliğname gibi REDDİNE, 5271 sayılı CMK.nın 264/1. maddesi uyarınca katılan vekili yönünden yasa yolu ile merciinde yanılma, haklarını ortadan kaldırmayacağından, aynı maddenin 2. fıkrasına göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,

II-Sanık … hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde:

Sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCK.nın 308/3. maddesine uyan kendiliğinden hak alma suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4. ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının, 21.03.2005 olan suç tarihi ile inceleme tarihi arasında geçtiğinin anlaşılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık … savunmanı ile katılan … vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 05/03/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.