YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9866
KARAR NO : 2013/23176
KARAR TARİHİ : 08.10.2013
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (koca) tarafından kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle tedbir nafakası (TMK. md. 197) konusunda mahkemenin kusur belirlemesine ilişkin tespitinin kesin hüküm oluşturmasına, kendisine maddi ve manevi tazminat verilen kadının hükmü bu yönden temyiz etmemesinin tabii bulunmasına göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 119.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 08.10.2013 (Salı.)
KARŞI OY YAZISI
Mahkemece boşanma sebebinin sadece kocanın birlik görevlerini yerine getirmemesi vakıası olduğu kabul edilerek, boşanma kararı verilmiştir. Hükmü davalı-davacı kadın temyiz etmemiş; böylece mahkemenin bu kusur belirlemesini kabul etmiş duruma düşmüştür. Hüküm fıkrası ile sıkı sıkıya bağlı olan karar gerekçesi de kesin hükmün kapsamına dahildir. Kocanın temyizi üzerine yapılan incelemede; mahkemenin kabulünün aksine olarak kocanın kişilik haklarına saldırı niteliğinde olan bir başka vakıasının tespit edilmiş olması; artık kadın yararına değerlendirilemez. Aksini kabul, ” usulü kazanılmış hak ilkesi”ne aykırılık oluşturur. Kadın hükmü temyiz etmemek suretiyle, kocanın kusuruna ilişkin vakıanın kararda açıklandığı şekilde olduğunu kabul etmiş duruma düşmüştür. Öyleyse, kişilik haklarına saldırı teşkil eden ve boşanma sebebi olarak kabul edilmiş kocaya ait bir kusurlu davranış (vakıa) mevcut olmadığından; kadın yararına manevi tazminata hükmedilmesi isabetsizdir. Diğer bölümleri onanmakla birlikte, hükmün sadece kadının manevi tazminata talebinin reddine karar verilmek üzere bozulması gerektiğini düşünüyorum. Sayın çoğunluğun onama kararına bu sebeple katılmıyorum.
4-ÖB/HA/AB