Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2014/6137 E. 2014/3971 K. 10.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/6137
KARAR NO : 2014/3971
KARAR TARİHİ : 10.03.2014

Sanık … hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığının 17.10.2006 tarihli iddianamesi ile hırsızlık suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2008 tarih ve 2006/410 Esas, 2008/101 Karar sayılı kararıyla sanığın 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b, 62, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın yasal süresi içerisinde sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.07.2011 tarihli tebliğnamesi ile Dairemize gönderildiği, Dairemizin 06.02.2014 gün ve 2011/16838 Esas, 2014/1533 Karar sayılı ilamı ile “..olayda sanığın çaldığı güvercinleri sattığı kişiyi söyleyerek iadeyi sağlamış olması nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nun 168/1. madde ve fıkrasında tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması..” gerekçesi ile yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.02.2014 gün ve 6 – 2009/37668 sayılı itiraz yazıları ile itiraz yasa yoluna başvurulması üzerine,

Dosya Dairemize gönderilmekle okunarak gereği düşünüldü.

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

5271 sayılı CMK’nın 6352 sayılı Yasanın 99. maddesi ile değişik 308. maddesi gereğince yapılan incelemede;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.02.2014 gün ve 6 – 2009/37668 itiraz sayılı yazılarında özetle;

Kısmi iade nedeniyle sanık hakkında cezada indirim yapılmasına imkan bulunup bulunmadığının tartışılması gerektiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.03.2013 gün ve 2012/6-1232 Esas, 2013/106 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere çalınan malın üçüncü kişiye satılması halinde TCK’nın 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri ve kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının tek başına yeterli olmadığı, failin bizzat pişmanlık göstererek satın alan iyiniyetli ise, sattığı yeri ve kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının yanında aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötü niyetli ise; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerekir. Esasen iyiniyetli olan satın alanda bulunan hırsızlık suçuna konu olan eşyaya elkonulamaz. Hırsızlık suçuna konu eşyaya elkonulmasına rağmen failin satın alandan aldığı para veya sağladığı menfaatin satın alana iade edilmemesi halinde, satın alana devlet eliyle haksızlık yapılmış olur, içtihadına göre bozma kararının kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün Onanmasına karar verilmesi istenilmiştir.

Yukarıda açıklanan Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihadı Dairemizce de benimsenmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazı usul ve yasaya uygun olduğundan Dairemizce Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar vermek gerektiği anlaşılmıştır.

1)Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE,

2)Dairemizin 06.02.2014 gün ve 2011/16838 Esas, 2014/1533 Karar sayılı Bozma ilamının KALDIRILMASINA,

3)Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü.

Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre sanık …’ın temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün itiraza uygun olarak ONANMASINA, 10.03.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.