YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/24469
KARAR NO : 2016/16593
KARAR TARİHİ : 26.09.2016
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile izin ücreti, ücret, fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalılardan.. Şirketine ait iş yerinde elektrik bakım elemanı olarak işe başlayıp işyerini devralan diğer şirket nezdinde çalışmaya devam ettiğini, maaşlarının gecikmesi nedeni ile iş sözleşmesini haklı şekilde fesh ettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile fazla çalışma, birikmiş ücret ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı .. A.Ş. vekili, işyeri devri nedeniyle müvekkili firmanın kıdem tazminatından sorumluluğunun 01.02.2006 – 10.10.2008 tarihleri ile sınırlı olduğunu, 4857 sayılı Yasanın 6.maddesi gereğince devir anında doğmuş ve ödenmesi gereken bir meblağın bilirkişi raporunda tespit edilmediğini, davanın kıdem, fazla mesai ve izin ücreti yönünden reddi gerektiğini, sadece 1.709,34 TL’si üzerinden sorumluluklarına hükmedilmesi gerektiğini, savunmuştur.
Davalı, .. Ltd. Şirketi vekili, yapılan devir sözleşmesi ile işyerinin diğer davalıdan devredildiğini, devirden sonra davacıya ücretlerinin ödendiğini, işlemiş kıdem tazminatı, yıllık izin ve fazla mesai alacağından 1475 sayılı yasanın 14. Maddesi gereğince devreden ve devralan şirketin her ikisinin birlikte sorumlu olduğunu, davacı tarafın ücret alacağının bulunmadığını, bu nedenle akdin feshinin haklı bir nedene dayanmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, aylık ücretinin parça parça ve gecikmeli ödenmesi halinde işçinin iş akdi ile bağlı kalmaya zorlanamayacağı ve iş akdini fesh etmesinin haklı nedene dayandığı, davacı feshinin haklı olduu, tarih belirtilmeyen dönem bordrolarının ispat vasıtası olmadığı, zira başkaca ödenen aylar ücretine de ilişkin olabileceği, diğer yandan davacının fazla çalışma ve yıllık izin ücreti alacaklısı da olduğu, 4857 sayılı yasanın 6. maddesi gereğince iş yerini devralan davalı şirketin devirden önce doğmuş işçilik alacaklarından ve kendi dönemi içerisinde tahakkuk eden sair alacaklardan sorumlu olduğu ve işyerini devredenin de ancak kendi döneminde tahakkuk eden kıdem tazminatından müteselsilen sorumlu olduğu, gerekçesi ile davalılardan Erdemir Metal Şirketi bakımından davanın kısmen kabulüne, diğer davalı İskender Alüminyum Şirketi bakımından ise tamamen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı … Şirketi vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 2013/12459 E. 2013/32362 K. ve 09/12/2013 tarihli ilamı ile davalı tarafça sunulan ödeme belgelerinin değerlendirilmesi ve hükmedilen miktarların net mi brüt mü olduğunun gösterilmesi gerektiği gerekçesi ile karar bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulup ödeme belgeleri değerlendirilip yapılan ödemelerin düşümü ile davacının bakiye ücret alacağı olmadığı kabul edilip davalılardan Erdemir Metal Şirketi bakımından kıdem tazminatı açısından kısmen, diğer davalı .. Şirketi bakımından ise ücret alacağı dışında davanın kabulüne karar verilip kıdem tazmınatı ile yıllık ücretli izin ve fazla çalışma ücreti hüküm altına alınmıştır.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı ..Ltd. Şirketine yönelik davanın kısmen kabul edilmesine rağmen kararın hüküm kısmında tam kabul yazılması çelişki oluşturması nedeniyle hatalıdır.
3- 6100 sayılı HMK’nın 326. madde hükmüne göre yargılama giderleri tarafların haklılık oranına göre paylaştırılmalıdır. Yine aynı Kanunun 332. maddesine göre, yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümünün hüküm altında gösterileceği ve hükümden sonraki yargılama giderlerini hangi tarafın ödeyeceği, miktarı ve dökümü ile bu giderlerin hangi tarafa yükletileceği kararda gösterilmelidir.
Eldeki kararda yargılama giderlerinin dökümü yapılmayıp, yargılama gideri olarak yazılan tutarların hangi kalemlere ilişkin olduğu açıkça yazılmamıştır.
Mahkemece, yukarıda yazılı Kanun hükümleri uyarınca yargılama giderleri detaylı şekilde gösterilip kabul red oranına göre tarafların sorumluluğu gösterilmelidir.
4- Dairemizin bozma ilamına uyulmasına rağmen hükmedilen miktarların net mi yoksa brüt mü olduğunun belirtilmemesi de hatalıdır.
5- Davacının hak ettiği vekalet ücreti belirlenirken karar tarihinde yürürlükte olan A….T. sinin 13. madde hükmünün göz ardı edilmesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 26/09/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.