YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/25792
KARAR NO : 2016/16613
KARAR TARİHİ : 26.09.2016
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret ve fazla mesai ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı Bakış Şirketi vekili, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın husumet yokluğu nedeni ile reddini istemiştir.
Davalı … vekili, zamanaşımının gerçekleştiğini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın husumet yokluğu nedeni ile reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, Dairemizin bozma ilamına uyulduğu ve sübut bulduğu gerekçesi ile karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı Rektörlük vekili ve davalı AB Şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
Anayasanın 36. maddesinde, herkesin meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27 maddesinde davanın tarafları, müdahilleri ve yargılamanın diğer ilgilileri kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenme hakkına sahip oldukları, bu hak kapsamında; yargılama ile ilgili bilgi sahibi olma, açıklama ve ispat hakkı, mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesi ve kararın somut ve açık gerekçelendirilmesi vardır.
Hukuk Genel Kurulunun 8.10.2003 tarih, 2003/12-574-564 sayılı kararında vurgulandığı üzere ortak girişim iki veya daha fazla gerçek veya tüzel kişinin belli bir amaca ulaşmak için katkılarını birleştirdikleri bir ortaklık türü olup, bu ortaklığın tek başına tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Ortak girişimin tüzel kişiliği olmadığından ve dava dilekçesinde her iki şirketin gösterilmesi ve dava dilekçesinin ortak girişimi oluşturan her iki şirkete ayrı ayrı tebliğ edilmesi, taraf teşkilinin sağlanması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, davalılardan biri, “..ve Şti. Ortaklığıdır”. Ortak girişimin tüzel kişiliği olmadığından ve dava dilekçesinde her iki şirket gösterildiğinden dava dilekçesinin ortak girişimi oluşturan her iki şirkete ayrı ayrı tebliğ edilmesi, taraf teşkilinin sağlanması gerekir. Somut olayda alt işveren olan adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından ortaklığın her bir ortağına ayrı ayrı dava dilekçesinin tebliğ edilmesi gerekirken, sadece ..Şirketi açısından taraf teşkili sağlanarak, ortaklığın diğer ortağı olan AB Şirketi davadan haberdar edilmeden, AB Şirketi’nin yokluğunda karar verilmesi ile davalı ortak girişimi oluşturan AB Şirketi’ne savunma araçlarını kullanma ve davaya karşı açıklamada bulunma fırsatı tanınmaması hukuki dinlenilme hakkının ihlalidir. Mahkemece ortak girişim adına dava açıldığı halde, dava dilekçesinin orak girişimi oluşturan bir şirkete tebliğ edilerek ve diğerine tebliğ yapılmayarak usule aykırı davranılması hatalıdır.
Yukarda açıklanan nedenle, davalı gösterilen ortak girişimi oluşturan şirketlerden ..Şti vekilinin birleşen dava dilekçesinin, AB Şirketi’ne ise hem dava dilekçesinin hemde birleşen dava dilekçesinin tebliği ile taraf teşkilinin usulüne uygun şekilde sağlanmasından sonra karar verilmelidir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepleren dolayı BOZULMASINA , bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26/09/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.