YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/19665
KARAR NO : 2013/24348
KARAR TARİHİ : 30.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Tapu İptali ve Tescil
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; bozulamsına dair Dairemizin 16.04.2013 gün ve 8921-10700 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, aynı Kanunun 442/3. maddesi gereğince; bu maddede gösterilen para cezasının miktarı 5252 sayılı Kanunun 4. maddesiyle artırıldığından ve aynı yasanın 7. maddesiyle; ceza, idari para cezasına dönüştürüldüğünden, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17. maddesinin 7. fıkrasıyla da idari para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yıl uygulanan miktarın, o yıl için belirlenmiş olan yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanacağı öngörülmüş olmakla, bu suretle hesaplanan 219.00 TL. idari para cezasının ve Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 50.45 TL. ilam harcının karar düzeltme talep edene yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna, oyçokluğuyla karar verildi.30.10.2013 (Çrş.)
KARŞI OY YAZISI
Dava, akdin taraflarının muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Akdin tarafı olmayan üçüncü kişi durumundaki davacı tarafından boşanma protokolünden kaynaklanan şahsi hakkına dayanılarak açılmıştır. Davacının şahsi hakkının boşanma protokolünden kaynaklanması, davanın yukarıdaki vasfını değiştirmez. Dolayısıyla davaya Asliye hukuk mahkemesince bakılmış olmasında bir yanlışlık yoktur. Davacının boşandığı eşine davanın ihbarı gerekli olsa bile davalının bu yönde bir talebi bulunmadığına göre, bu ihbarın yapılmamış olmasında da bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Aralarında mecburi dava arkadaşlığı söz konusu ise bu kişinin davaya dahil edilmesi yoluna gidilebilir. Mecburi dava arkadaşlığı olmadığına göre, davacının boşandığı kocasının davaya dahil edilmesi de usule aykırı düşer. Bu durumda davacının muvazaaya ilişkin delilleri toplanıp hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Hüküm bu sebeple bozulmalıdır. Davalının karar düzeltme talebinin bu sebeple kabulü ile, Dairemizin bozma kararının kaldırılmasına, hükmün yukarıda gösterilen sebeple bozulmasına karar verilmelidir.