Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2013/18325 E. 2014/12118 K. 11.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/18325
KARAR NO : 2014/12118
KARAR TARİHİ : 11.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.5.2013 günlü kenar yazısı ile Daireye gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I-Sanıkların yakınan….’a karşı işledikleri hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:

Mahkemenin, “erteleme” müessesesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verirken kabul ettiği gerekçede, sanık …’in duruşmada gözlemlediği davranışlarına göre, bir daha suç işlemeyeceğine dair bir kanıya varılmadığını belirttiği; bu ölçütlerin 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesinde öngörülen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin düzenlemenin yasal koşulları ve ölçütleri ile örtüşen nitelikte olduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki adı geçen sanık yönünden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

Oluş ve dosya içeriğine göre; sanıkların suça konu traktörü, adli emanette kayıtlı taklit anahtar çalıştırıp götürdükleri bu haliyle eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/2-d maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden; yazılı şekilde aynı yasanın 141. maddesiyle uygulama yapılması;

5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, dosya içeriğine göre sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 493/2, 522 (pek fahiş), 81, 36. maddeleriyle
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın 142/2-d, 143/1, 53, 54. maddeleri uyarınca, uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması, sonuç ceza sanıklar lehine olup karşı temyiz de bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, sanık …’in temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE,

Sanık … savunmanının bozma dışında temyiz itirazları yerinde görülmemekle yapılan incelemede;

A-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanık savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,

B-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;

Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

5237 sayılı Yasa uyarınca lehe değerlendirme yapılırken, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 08.04.2008 gün ve 2008/1-157 Esas, 2008/74 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; tekerrür uygulamasına esas alınacak hükümlülüklerin ve sonraki suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması halinde; 5237 sayılı TCK.nın lehe kabulü ile yapılan uygulamalarda, aynı Kanunun 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmeden sanık … hakkında 5237 sayılı TCK.nın 58.maddesi ile uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … savunmanlarının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını
gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak; hükümden 5237 sayılı TCK’nın 58.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II-Sanıkların yakınan …’e karşı işledikleri hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:

Sanıklara yüklenen ve 765 sayılı TCK’nın 491/ilk maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunun aynı Yasanın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık olağan zamanaşımına bağlı olduğu ve suçun işlendiği 21.4.2004 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar 104/2. maddesinde belirtilen 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar savunmanlarının temyiz itirazlarıbu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 11.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.