YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6470
KARAR NO : 2013/1636
KARAR TARİHİ : 25.01.2013
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.11.2010 tarih ve 2009/110-2010/269 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 21.04.1982 tarihinden bu yana tescilli olan “…” markalarının ve büyük çoğunluğu 29, 30 ve 32. sınıflardaki emtialarda kullanılmak suretiyle ve 16.09.2002 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere tescilli “…” markaların sahibi olduğunu, anılan markaların herkes tarafından bilinen markalar olması nedeniyle 556 sayılı KHK’nın 7/ı maddesi uyarınca “Tanınmış Marka” statüsüne alınması için müvekkili şirketçe davalıya yapılan başvurunun, halk nezdinde bilinirliği hususunda yeterli kanaat oluşmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazın da nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek, Markalar Dairesi Başkanlığı’nın 26.06.2008 tarih ve 2008-O-215483 sayılı kararı ile 23.02.2009 tarih ve 2009-M-648 sayılı YİDK kararının iptalini, “…” markasının tanınmış marka statüsüne alınması yolundaki taleplerinin kabulünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili kurumca alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markalarının 1982 yılından itibaren tescilli olarak kullanıldığı, davacının esas unsuru “…” olan yedi marka ile onüç adet yurt dışında tescilli markasının bulunduğu, bir çok ülkeye bu ürünlerin ihraç edildiği, davacının “…” ibareli markasının ülke içinde özellikle bisküvi sektöründe tanındığı, ulusal gazete, televizyon ve dergilerde yer alan davacı markalarına ilişkin reklam ve haberler, markayı taşıyan ürünlerin satış cirosunun yüksekliği, markanın kazandığı ödül ve davacı markalarının taklit edildiğine ilişkin mahkeme kararları birlikte değerlendirildiğinde, “…” esas unsurlu bu markaların 556 sayılı KHK’nın 7/1-i ve 8/4 maddeleri anlamında tanınmış marka olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, TPE YİDK’nın 2009-M-648 sayılı kararının iptaline, davacıya ait “…” ibareli markanın tanınmış marka olduğunun tespitine, davacı markasının tanınmış marka statüsüne alınması talebinin verilen kararın idarece infazına ilişkin işlemden ibaret olması nedeniyle fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.