YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/800
KARAR NO : 2013/1129
KARAR TARİHİ : 21.01.2013
MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/10/2011 tarih ve 2008/210-2011/183 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 12.09.2005 tarihli 2005/38809 nolu 25. sınıfta “… + şekil” ibareli marka tescilinin şekil unsurunu oluşturan gizemli bir görünüme sahip kadın yarım yüzü siluetinin davalı tarafından ürün ve etiketlerde kullanıldığını ileri sürerek, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, önlenmesini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, ürünlerin imhasını, 556 sayılı KHK’nin 66/b maddesi gereğince 10.000 TL maddi, 40.000 TL manevi tazminatın tahsilini, kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının marka tescilinden önce dava konusu yarım yüzlü kadın resminin müvekkili tarafından etiketlerde kullanıldığını, tekstil sektöründe bu görselin uzun yıllardır kullanıldığını ve anonim olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, yarım yüzlü kadın fotoğrafının sektörde birçok firma tarafından tescilsiz olarak kullanılmasının anonim kullanım olarak sayılamayacağı, hükümsüz kılınmayan davacı markasının kullanılmasının marka hakkına tecavüz oluşturacağı, davalının davacının marka tescilinden önce dava konusu markayı kullanarak bir sınai hak elde ettiğinin ispat edilemediği, yarım yüzlü kadın figürünün dava dışı bir … şirketine ait olduğu yönündeki tespitin de, davacının tescilli markasının davalı tarafından kullanılmasını hukuka uygun hale getirmeyeceği, davalının tecavüz yoluyla elde ettiği gelirin 7.956,14 TL olduğu, davacının tescili markasının asli unsuru olan yarım yüzlü kadın figürünün davalı tarafından giysi emtiası ürün etiketlerinde kullanıldığı gerekçesiyle davalının eyleminin 556 sayılı KHK’nin 9 ve 61. maddeleri anlamında marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, önlenmesine, yediemin olarak davalıya teslim edilen malların etiketlerinin imhasına, takdiren 7.956,14 TL maddi, 2.500 TL manevi tazminatın tahsiline, kararın ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, buna bağlı olarak maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Davalı, davada davacının 2005 yılında tescil ettirdiği markanın şekil unsurunu daha önce kullanıp ayırt edici hale getirdiğini savunmuştur. Her ne kadar 556 sayılı KHK’nin 6. maddesi uyarınca KHK ile sağlanan marka korumasının tescil yoluyla elde edileceği belirtilmiş ise de Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre markayı daha önce kullanıp ayırt edici hale getirene karşı markaya tecavüz davası açılamaz. Bu halde, marka sahibi markayı tescilli olarak, davalı da tescilsiz olarak kullanma hakkı kazanır. Bu itibarla, mahkemece, davalının markayı davacıdan önce ayırt edici hale getirip getirmediği ve tescilsiz olarak kullanma hakkı elde edip etmediği üzerinde durulup sonucuna göre karar vermek gerekirken, yazılı şekilde verilen karar doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.