Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2011/12929 E. 2014/4983 K. 24.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12929
KARAR NO : 2014/4983
KARAR TARİHİ : 24.03.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/05/2011 tarihli kenar yazısı ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I- Hükümlü … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;

Dairemizin 10.11.2010 gün, 2008/210 Esas ve 2010/18332 sayılı kararı ile; hükümlü … hakkında dosya üzerinden verilen 22.6.2005 günlü uyarlama kararının hükümlü ile birlikte önceki yargılamada savunmanlığını yapan Av. …’e tebliğ edilmesine karşın, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.03.2007 gün ve 2007/6-13-2007/54 sayılı kararı ile avukatlık sözleşmesinin kesin hüküm elde edilince sona ereceği, kesinleşme sürecinden sonraki işlemler için aynı avukatın işe devam etmesi isteniyorsa ayrı bir avukatlık sözleşmesi yapılması gerektiğinin hükme bağlanmış olması karşısında; hükmün tebliğ edildiği Av. …’in kesin hükümden sonra avukatlık sözleşmesinin devam edip etmediği ve temyiz isteğini kabul edip etmediği hükümlüye sorulup saptanması, adı geçen avukatın temyizini kabul etmemesi halinde de, 22.6.2005 günlü ek kararın sonunda yer alan yasa yoluna ilişkin açıklamanın usulüne uygun olmadığı ve hükümlüye yapılan tebliğin geçersiz olduğu, kendisine bağlanan sonuçları doğurmayacağı da dikkate alınarak, anılan ek kararın, hükümlü …’a başvurabileceği yasa yolunu, türünü, süresini, merciini, sürenin ne zaman başlayacağını ve nerelere ne biçimde müracaat edebileceğine ilişkin açıklamayla birlikte hükümlüye talimat mahkemesinde sorulduğu, hükümlünün de savunmanının temyiz istemini kabul etmediğini ifade etmesi karşısında; hükümlü savunmanının temyize yetkisi olmadığı anlaşıldığından,bu konudaki temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddesi gereğince REDDİNE,

II- Hükümlü … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;

Uyarlama kararlarına yönelik kanun yolunun temyiz olduğu, mahkemece dosya üzerinde verilen 03.03.2006 tarihli karara yönelik süresinde yapılan itirazın temyiz olduğu, anılan karardan sonra verilen 18.07.2006 tarihli ek kararın yok hükmünde olduğu kabul edilerek 03.03.3006 tarihli ek kararın yapılan incelemesinde;

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 27.12.2005 tarih 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih 2006/5-182/182 sayılı kararları ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir.

İnceleme konusu karara gelince;

Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- Yağma suçunun hükümlü tarafından silahla ve birden fazla kişi ile işlendiği anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı TCK’nın 149/1. madde ve fıkrasının (a) bendinin yanı sıra, ayrıca (c) bendinin uygulanmasını gerektirdiği düşünülmeden, (a) bendi ile uygulama yapılması ve aynı Yasanın 61/1. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken birden fazla nitelikli halin varlığı dikkate alınarak temel ceza süresinin takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde hüküm kurulması,

2- Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 495/1, 522/1(pek aşırı değer), 59/2, 31, 33. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 149/1-a-c, 62/1, 53/1-2-3. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, 5237 sayılı Yasa hükümlerinin, hükümlü yararına olduğunun kabulünde zorunluluk bulunması,

3- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, yağma suçunu oluşturan eylem nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 61/1. maddesindeki ölçütler dikkate alınarak, temel cezanın ne şekilde saptanacağının takdiri ile bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu düşünülmeden, dosya üzerinden yazılı biçimde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, hükümlü …’nun temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 06.06.2002 günlü onanarak kesinleşen ilk hükümdeki ceza süresini aşmamak koşuluyla infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 24.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.