Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/20690 E. 2016/17559 K. 10.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/20690
KARAR NO : 2016/17559
KARAR TARİHİ : 10.10.2016

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı iş yerinde belirsiz süreli iş akdi ile çalıştığını, iş akdinin 14.05.2015 tarihinde haksız şekilde feshedildiğini, davalı işverence yapılan feshin geçersizliğinin tespiti ve davacının işe iadesine, işe iadesi için davalı işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar dört aylık ücret ve diğer hakların davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalı işyerinde süreklilik arz eden bir işte çalışmadığını, belirli süreli iş akdi ile çalıştığını, davacının işe iade davası açma hakkının bulunmadığını, iş güvencesi hükümlerinden faydalanamayacağını, davasının reddine karar verilmesini talep ve müdafaa etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, işe iade davasının süresinde açıldığının kabulü ile iş akdinin geçerli nedenle feshedildiğinin ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir.
İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemesine rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikâyet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır. Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması bu yöndedir. (15.09.2008 gün ve 2008/1860 Esas, 2008/23531 Karar sayılı ilamımız).
İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar.
Somut uyuşmazlıkta davalı işveren tarafından iş sözleşmesinin 14.05.2015 tarihinde feshedileceğini belirtir 13.04.2015 tarihli fesih bildirimi ve evrak zimmet defteri sunulmuştur. Evrak zimmet defterinin incelenmesinde; fesih bildiriminin no’su ilgi tutularak davacıya 17.04.2015 tarihinde tebliğ edildiği, 4. celse davacı vekilinin imza aidiyetini kabul ettiği, fesih bildiriminin 17.04.2015 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davanın 15.06.2015 tarihinde açıldığı, tebliğ tarihine göre davanın bir aylık dava açma süresi geçtikten sonra açıldığı anlaşıldığından davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4.Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.800 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 10.10.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.