YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/15892
KARAR NO : 2016/12745
KARAR TARİHİ : 29.09.2016
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Asıl dosyada davacı-birleşen dosyada davalı 3.kişi vekili, 3.7.2015 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkil şirkete ait olduğunu, faturalarının bulunduğunu açıklayarak haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosyada davacı, asıl dosyada davalı alacaklı; İcra Müdürlüğü tarafından kendilerine dava açmak üzere 7 günlük süre verilmiş olduğundan dava açtıklarını ancak 3.kişi tarafından açılan dava ile birleştirilmesi gerektiğini, borçlunun hacze konu malları satış gibi göstererek fatura düzenlediğini, 3. kişi ile borçlunun işbirliği içerisinde olduğunu belirterek asıl davanın reddini, birleşen davanın ise kabulünü istemiştir.
Mahkemece, davacı-birleşen davalı 3.kişi şirket vekilinin usulüne uygun davetiyeye rağmen yargılamaya iştirak etmediği gerekçesi ile asıl davanın HMK’nun 150. maddesi gereğince yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına; … 3. İHM’nin … sayılı kararına göre, 3.kişi tarafından usulüne uygun yapılmış bir istihkak iddiası bulunmadığından alacaklının İİK’nun 99. maddesi hükümlerine göre istihkak davası açmakta hukuki menfaati bulunmadığı gerekçesi ile birleşen dosyada dava şartı yokluğundan, davanın usulden reddine karar verilmiştir. Hüküm, birleşen dosyada davacı asıl dosyada davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyize konu birleşen dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesine dayalı olarak açtığı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için ön koşul, malın üçüncü kişi elinde haczedilmesi üzerine üçüncü kişi tarafından haczedilen mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakka vs. dayanarak istihkak iddiasında bulunulmasıdır. İstihkak iddiası, tüzel kişilerde tüzel kişiyi temsile yetkili organlarca, gerçek kişilerde ise ya kendisi tarafından ya da bu kişiyi temsile yetkili kişilerce ileri sürülebilir. Tüzel kişiyi veya gerçek kişiyi temsil yetkisi olmayan kişinin yaptığı iddia, geçerli bir istihkak iddiası sayılmaz.
Mahkemece hükme esas alınan … 3. İcra Hukuk Mahkemesi’nin … sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı 3. kişi ….Müh.Kira.Hiz.Tic.Ltd.Şti haczin, İİK’nun 99. maddesi uyarınca yapılması gerekirken İİK’nun 97. maddesi uyarınca yapılarak hacizli malların muhafaza altına alınmasının usul ve Yasa’ya aykırı olduğuna yönelik şikayetlerinin kabulünü istediği, Mahkemece … tarihinde yapılan haciz işlemi sırasında ve gerekse sonrasında davacı 3. kişi tarafından istihkak iddiasında bulunulmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir. Ne var ki; 3. kişi vekili tarafından İcra Müdürlüğü’ne istihkak iddialarını içerir … tarihli dilekçe sunulmuş, İcra Müdürlüğü de … tarihinde haczin İİK’nun 99. maddesi uyarınca yapılmasına karar vermiştir.
Hal böyle olunca, 3. kişi ….Müh.Kira.Hiz.Tic.Ltd.Şti vekili tarafından süresinde yapılmış usule uygun bir istihkak iddiası bulunduğundan iddia ve savunma çerçevesinde toplanmış ve toplanacak delillere göre işin esası incelenerek sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde dava şartı yokluğundan usulden ret kararı verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Birleşen dosyada davacı, asıl dosyada davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 29,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 29.9.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.