Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/32564 E. 2016/17749 K. 11.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/32564
KARAR NO : 2016/17749
KARAR TARİHİ : 11.10.2016

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti, ücret, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde şoför olarak çalışırken iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde fesh edildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, yıllık izin, bir kısım aylık ücret, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, dava dışı …. ile aralarında asıl-alt işveren ilişkisi olduğunu, asıl işverenin fiili olarak işe el koymasından sonra davacı ve diğer işçilerin işe gelmediğini, devamsızlık nedeni ile iş sözleşmesinin sona erdiğini, davacının alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacı ile davacı yanında 4 işçinin davalarının birleştirilmesine karar verilip, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş yeri devrinin olmadığı, iş akdinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde son bulduğu hususunun ispat yükü kendinde olan davalıca ispatlanamadığı, davacıların yıllık izin ücretine de hak kazandığı, davacıların haftalık 18 saat fazla çalışması olduğu, dini ve milli bayramlarda çalıştıkları, hafta sonu ücretine ise hak kazanmadıkları gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
Karar, tarafların temyizi üzerine Dairemizin 20/10/2014 tarih ve 2012/38036 – 2014/30209 E-K sayılı ilamı ile “.. karar gerekçesi ile hüküm fıkrasında çelişki oluşturulması ile davacılar arasında davaların birlikte görülmesini gerektiren dava arkadaşlığı ilişkisi olmadığı halde Mahkemece davaların birleştirilmesinin hatalı” olduğu gerekçesi ile bozulmuştur.
Bozma sonrası Mahkemece dahili dava yolu ile ….davaya katılıp “Davacının asıl işveren davalı kurum bünyesinde 10/06/2003 – 27/11/2008 tarihleri arasında toplamda 5 yıl, 5 ay, 17 gün çalıştığı, iş akdinin davalı işveren tarafından haklı ve geçerli sebeplerle feshedildiğinin dosya kapsamından somut delillerle ispat edilemediği… davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, yıllık izin, bir kısım aylık ücret, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına hak kazandığı” gerekçesi ile davanın kabulüne, karar verilmiştir.
Karar, “dahili davalı” ….vekili tarafından temyiz edilmiş olup Dairemizin 2016/3060 E. 2016/3449 K. Ve 22/02/2016 tarihli ilamı ile “…ye dahili dava yoluyla husumet yöneltilmesi ve hakkında usulüne uygun dava açılmayan şirket hakkında karar verilmesi HMK. nun 124. Maddesine aykırı olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir” gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma kararı sonrası davacı tarafça …ye yönelik asıl davadaki talepleri içeren dava açılmış ve Mahkemece bu dava eldeki dava ile birleştirilip davanın kabulüne karar verilip davacı alacaklarından davalılar birlikte sorumlu tutulmuşlardır.
D) Temyiz:
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, ilk kararı temyiz etmeyen asıl davanın davalısı …. vekilinin tüm, birleşen dava davalısı …. vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Birleşen davada davalı taraf davaya cevap verip zamanaşımı def’ini öne sürmüştür. Mahkemece bu def’inin değerlendirilmemesi hatalıdır.
Öte yandan davalı taraf asıl davanın davalısı ile 2007 yılında iş yaptıklarını bu nedenle davacının 2007 yılı öncesi alacaklarından sorumlu olmadıklarını savunmuş ise de Mahkemece bu savunma üzerinde de durulmamış olup, dosya kapsamından davalıların 2007 yılı öncesi iş yaptıklarına dair yeterli bir delile de rastlanmamıştır.
Mahkemece davalı …nin birleşen davaya karşı öne sürdüğü zamanaşımı def’i değerlendirilip adı geçen davalının davacı alacaklarından hangi tarih itibariyle sorumlu olduğu da tespit edilip çıkan sonuca göre karar verilmelidir.
Eksik inceleme, araştırma ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması hatalıdır.
3-Kabule göre ise, yıllık izin ücreti ile aylık ücret alacaklarını çıplak ücret yerine giydirilmiş üretten hesaplayan rapora itibar edilmesi hatalıdır.
Yine davalı …Ş. ye karşı birleşen dava ile dava açılmış olup bu davalı yönünden hükmedilen alacaklara birleşen dava tarihi yerine asıl dava tarihinden faiz yürütülmesi de hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 11/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.