Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2013/4737 E. 2013/28365 K. 03.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4737
KARAR NO : 2013/28365
KARAR TARİHİ : 03.12.2013

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma-Alacak

Taraflar arasındaki “boşanma ve karşı boşanma” davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı (kadın) tarafından her iki dava yönünden; davalı-karşı davacı (koca) tarafından ise velayet, maddi tazminat miktarı, kişisel ilişki süresi tedbir ve iştirak nafakası miktarları yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 03.12.2013 günü duruşmalı temyiz eden davacı-davalı …..vekili Av. … ve karşı taraf temyiz eden davalı-davacı … ile vekili Av. … geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı-karşı davacı kocadan kaynaklanan kusurlu davranışların davacı-karşı davalı kadın tarafından affedildiğinin anlaşılması karşısında kadının davasının reddinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, tarafların yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, duruşma için taktir olunan 990 TL. vekalet ücretinin duruşmalı temyiz eden Nuran’dan alınıp …’e verilmesine, aşağıda yazılı harcın temyiz edenlere yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 119.00’ar TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 03.12.2013 (Salı)

KARŞI OY YAZISI
Eşler, evlilik birliğinin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak, birlikte yaşamak ve birbirlerine yardımcı olmakla yükümlüdürler. (TMK. m. 185/2-3) Bu yükümlülüklerine aykırı davranmaları, evlilik birliği ile bağdaşmaz ve aykırı davranan bakımından kusur teşkil eder.
Davalı (karşı davacı) koca’nın, dört yıldır eşiyle konuşmamak suretiyle iletişimini kopardığı ve devamlı olarak onu aşağılayıcı söz ve davranışlarda bulunduğu toplanan delillerle gerçekleşmiştir. Davacı-karşı davalı (kadın)’ın, boşanma davasından sonra, eşine gönderdiği mesajlar evliliği devam ettirme dileğinin iyiniyetle ifadesi olup, eşini af niteliğinde görülemez. Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında kocanın açıklanan kusurlu tutum ve davranışları da etkili olmuştur. Bu durumda kadın da boşanma davası açmakta haklıdır. Öyleyse kadının davasının da kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile bu davanın reddi doğru bulunmamıştır. Hükmün bu sebeple bozulması, bozma sebebine göre kocanın davası hakkında yeniden karar verilmesi gerekli hale geldiğinden, kocanın davasına ve fer’ilerine ilişkin temyiz itirazları ile davalı (karşı davacı) koca’nın temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun kararına katılmıyoruz.