YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20878
KARAR NO : 2014/7655
KARAR TARİHİ : 17.04.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 13.Ceza Dairesinin 27.09.2011 tarihli görevsizlik kararı ile Daireye gönderilmekle başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık hakkında verilen 12.07.2003 gün, 2003/270-321 sayılı kararın sanıklar savunmanının temyizi üzerine Dairemizce onanarak kesinleştiği, 5237 sayılı TCY’nın yürürlüğe girmesi üzerine sanıklar hakkında dosyadaki belgeler incelenerek duruşma açılmadan 01.07.2005 tarihli sanıkların 5237 sayılı Yasanın 149/1-c ve 62.maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile hükümlülüklerine karar verildiği, anılan bu kararlarda başvurulacak yasa yolu açıklanırken, “itirazı olanaklı” denmesiyle yetinildiği, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin tam olarak belirtilmediği;
Sanıkların bulundukları cezaevleri aracılığıyla mahkemeye “cezalarını infaz ettiklerini düşündükleri ve bu sebeple salıverilmeleri taleplerini içeren dilekçeler gönderdikleri, bu dilekçelerinde ek kararın tebliğ edilmediğini belirtmelerine karşın dilekçelerinin temyiz iradesi ihtiva etmediği,
Mahkemenin, 28.04.2006 gün ve 2006/254 Değişik iş sayılı kararı ile 01.07.2005 tarihli kararı kaldırıp hükümlüler hakkındaki dosyanın esastan karar verilmek üzerine yargılama yapılmasına ve duruşma açılmasına karar verdiği,
Sonradan yürürlüğe giren lehe hükümler nedeniyle kesinleşmiş mahkumiyet hükümlerinin yeniden ele alınarak lehe olan yasanın belirlenmesinde uygulanacak yöntem 5252 sayılı Kanunun 9/1.maddesi ile düzenlenmiştir. Mahkemelerin kararlarına karşı itiraz sadece Yasada açıkça gösterilen hallerde mümkün olduğu ve uyarlama Yargısı sonunda verilen bu tür kararların da hüküm niteliğinde olduklarından 1412 sayılı CMUK’nun 305.maddesindeki istisnalar dışında da bulunduğu dikkate alındığında;
İster duruşmalı yargılamada, isterse evrak üzerinde yapılan inceleme sonunda verilmiş bulunsun, sonraki lehe Yasa nedeniyle yapılan uyarlama ile ilgili, verilen ek kararlara karşı temyiz yasa yoluna başvurulabilecektir. 5271 sayılı CMK’nun 264.maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuru olması koşuluyla Yasa yolunun veya merciin belirlenmesindeki yanılmanın başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağı açıktır.
Bu açıklamalara göre… Ağır Ceza Mahkemesinin 28.04.2006 gün, 2006/254 müt.sayılı kararın ve yeniden ele alıp verdiği 08.06.2006 gün ve 2006/192-249 sayılı kararı yok hükmünde olduğu, 01.07.2005 günlü ilk uyarlama kararındaki yasa yolu ve yöntemi de hatalı olduğundan;
01.07.2005 günlü uyarlama kararının hükümlülere “başvurabileceği yasa yolunun, temyiz merciinin ilgili Yargıtay Ceza Dairesi, sürenin ve başlangıcının kararın tebliğinden itibaren bir hafta, başvurunun kararı veren Mahkeme ya da dengi diğer bir Mahkemeye dilekçe ya da tutanak yazmanına sözlü olarak yapılabileceği” hususlarını gösterir biçimde açıklamalı olarak yöntemine göre tebligat yapılıp, buna ilişkin belge ve sunarlarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve 01.07.2005 günlü ilk hükme yönelik ek tebliğname de düzenlendikten sonra, incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 17.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.