Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/32553 E. 2016/18193 K. 20.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/32553
KARAR NO : 2016/18193
KARAR TARİHİ : 20.10.2016

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının 22/11/2010 tarihinde davalı şirket bünyesinde çalışmaya başladığını, 27/07/2011 tarihine kadar kurumsal gelişim ve insan kaynakları müdürü olarak çalıştığını, davacının çalıştığı birimde bu pozisyonda çalışacak personel ihtiyacı olmadığı gerekçesiyle iş akdinin fesih edildiğini iş akdinin feshinin geçersizliğinin tespitine, davacının işe iadesine, haksız ve geçersiz fesih nedeni ile boşta geçen sürelere ait 4 aylık ücret ile diğer sosyal hak ve alacakların davalı şirketten tahsiline, işe iade kararı verilmesi halinde yasal ihtara rağmen davacının işe başlatılmaması halinde 8 aylık ücret ve sosyal haklarının güvence altına alınmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; 26/01/2011 tarihinden 27/06/2011 tarihine kadar kurumsal gelişim ve insan kaynakları müdürü olarak görev yapan davacının şirketin merkezinde ve diğer bütün şubelerinin sevk ve idaresinden sorumlu olarak görev yaptığını, davacının ticaret sicil müdürlüğünde kayıtlı iki tane daha şirketin ortak ve yetkilisi olduğunu, geniş yetki ile işe alınan davacının genel müdüre bağlı olarak işe alma ve işten çıkartma yetkisi de dahil olmak üzere geniş yetki ile donatıldığını, münferit zamanlarda davacının bu yetkileri doğrudan doğruya kullandığını bu nedenle davacının işe iade davası açmaya hakkı bulunmadığını, ayrıca davalı şirkette 26/01/2011 ve 27/06/2011 tarihleri arasında görev yapan davacının 6 aylık kıdemi de olmadığını işe iade davası açma hakkı bulunmayan davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının davalı işyerinde 22.11.2010 tarihinden 26.01.2011 tarihine kadar 62 gün çalıştığı işe iade davası açabilmek için 6 aylık kıdeminin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:
Mahkemenin önceki kararı Dairemizin 30.05.2013 Gün, 2012/39310 Esas, 2013/16445 Karar sayılı kararıyla kurumsal gelişim ve insan kaynakları müdürü sıfatıyla çalışan davacının bir kısım işçilerin iş sözleşmesinin feshi ve atamalarıyla ilgili bildirimleri, yönetim kurulu başkanı ve genel müdürle birlikte imzaladığına ilişkin belgeler ve davacının başka şirketlerde ortak olduğuna ilişkin belgeler sunulduğu ancak bunların iş güvencesi kapsamında olmayan işveren vekili veya yardımcısı olduğunu ispatlamaya yeterli değildir. davalı işyeri niteliğindeyse davacının işyerinin bütününü yönetme ve işçi alma ve çıkarma yetkisine sahip olup olmadığı; işletme niteliğindeyse davacının işletmenin bütününü yöneten işveren vekili veya yardımcısı olup olmadığı, davacıya bu konuda temsil yetkisi verilip verilmediği araştırılıp sonucuna göre değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiği, ayrıca davacının kıdeminin sigorta kayıtlarına göre 26.01.2011-27.06.2011 olarak 6 aydan az göründüğü fakat davacının 22.11.2010 tarihinde işe başladığını ve bu konuda hizmet tespiti davası açtığını beyan ettiği ancak bunun dikkate alınmadığı gerekçeleriyle bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulmuş hizmet tespiti davasının sonucu beklenmiş ve yukarıda özetlenen şekilde karar verilmişse de,
Davacının açtığı hizmet tespiti davası sonucunda 22.11.2010 ve 26.01.2011 arası da davalı nezdinde çalıştığı kabul edilip söz konusu karar Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 19.11.2015 Gün, 2015/16557 Esas, 2015/19964 Karar sayılı kararıyla kesinleşmiştir. Buna göre davacının 22.11.2010-27.06.2011 tarihleri arasında 8 ay 5 gün çalıştığı anlaşıldığından işe iade davası açabilmek için gerekli 6 aylık kıdeme sahip olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının işveren vekili olup olmadığı konusunda ise bozma kararında belirtildiği üzere davacının bir kısım işçilerin iş sözleşmesinin feshi ve atamalarıyla ilgili bildirimleri, yönetim kurulu başkanı ve genel müdürle birlikte imzaladığına ilişkin belgeler ve davacının başka şirketlerde ortak olduğuna ilişkin belgeler sunulduğu ancak bunların davacının iş güvencesi kapsamında olmayan işveren vekili veya yardımcısı olduğunu ispatlamaya yeterli olmadığı, davacının işyerinin bütününü yönettiğine dair bir delil ibraz edilmediği, davacının imzaladığı belgelerden şirkette yönetim kurulu başkanı ve genel müdürün bulunduğunun anlaşıldığı işletmenin bütününü yöneten işveren vekili veya yardımcısı olduğunun da ispatlanmadığı, davacının insan kaynakları müdürü sıfatıyla bir kısım atama ve fesih belgelerini yönetim kurulu başkanı ve genel müdürle birlikte imzalamasının işletmenin bütününü yöneten vekil yardımcısı olduğunu ispatlamaya yeterli olmadığı bu nedenle davacının iş güvencesi kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının iş sözleşmesinin feshinin geçerli olup olmadığı irdelendiğinde; dosyaya yazılı fesih bildirimi sunulmadığı, davalı tarafından feshin haklı ve geçerli nedene dayandığı yönünde bir savunma yapmadığı gibi delil de ibraz edilmediği göz önüne alındığında davacının iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanmadığı anlaşıldığından feshin geçersizliğine karar verilmesi gerekmiştir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:
Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacının yaptığı 77.30 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.800 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak oybirliği ile 20/10/2016 günü karar verildi.