YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/681
KARAR NO : 2013/1417
KARAR TARİHİ : 23.01.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.09.2011 tarih ve 2011/40-2011/5 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin murisi …’un sağlığında …’tan kullandığı kredi sebebiyle davalı tarafından 18.10.2007 tarihli Şirket Kredili Hayat Sigortası Poliçesi ile sigortalandığını, murisinin 01.05.2008 tarihinde kalp yetmezliği sebebiyle vefatı üzerine talebe rağmen davalı şirketin ödeme yapmadığı ileri sürerek, şimdilik 25.000 TL’nın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, davacının murisinin poliçenin tanziminden önce “diabet, diabetik nefropati, anjiopatı, esansiye (primer) hipertansiyon, obezite, hepatosteatoz, kronik bronşit” tanıları ile tedavi gördüğünü, ancak poliçenin tanzimi sırasında mevcut kronik hastalıklarını bildirmeyerek beyan yükümlülüğünü ihlal ettiğini, Hayat Sigortası Genel Şartlarının C.2/2.2 maddesi gereğince ödeme talebinin reddedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının murisinin gizlediği ileri sürülen hususların kalp hastalığına neden olup olmayacağını bilmesinin mümkün olup olmadığının bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiği, … Kurumu raporu içeriğine göre, 19.08.2004-15.02.2007 tarihleri arasında takip ve tedavi edilen kişinin rahatsızlığının kendisi tarafından bilinmesinin bekleneceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hayat sigortasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece poliçe tanziminden önceki tarihlerde takip ve tedavi edilen davacının murisinin rahatsızlığının kendisi tarafından bilinmesinin bekleneceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacının murisinin ölüm sebebinin kalp yetmezliği olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Anılan hastalık, sözleşmeden önce sigortalı tarafından bilindiği, ancak sözleşmenin tanzimi sırasında gizlendiği savunulan hastalıklar arasında yer almadığı gibi, hükme esas alınan … raporunda poliçe tanziminden önce sigortalıda kalp yetmezliği bulunup bulunmadığı hususunda bir değerlendirme de yapılmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece, davacının murisinin beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı savunulduğuna göre, ölüm sebebi ile poliçe tanziminden önce mevcut rahatsızlıklar arasında irtibat bulunup bulunmadığı, başka bir ifade ile sözleşmenin düzenlenmesinden önce sigortalıda mevcut olduğu tespit olunan hastalıkların kalp yetmezliğine yol açıp açmadığı, poliçenin düzenlemesinden önce muriste kalp yetmezliği mevcut olup olmadığı belirlenip, neticesine göre bir karar vermek gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak ve yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.