Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2014/15476 E. 2014/22870 K. 25.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/15476
KARAR NO : 2014/22870
KARAR TARİHİ : 25.12.2014

Balıkesir Çocuk Mahkemesinin 17/12/2009 gün ve 2007/54 Esas, 2009/466 sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuk …’ın hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK’nın 37/1, 142/1-b, 143/1, 35/2, 31/2, 50, 52. maddeleri uyarınca 2.100 TL adli para cezası ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan TCK’nın 116/4, 31/2, 50, 52. maddeleri uyarınca 3.600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair kararın sanık savunmanı tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 27.11.2014 gün ve 2012/20100 Esas, 2014/20871 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hükmün onanmasına karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2014 gün ve KD – 2010/201257 sayılı yazıları ile itiraz yasa yoluna başvurulması üzerine;

Dosya Dairemize gönderilmekle okunarak gereği düşünüldü:

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

5271 sayılı CMK’nın 6352 sayılı Yasanın 99. maddesi ile değişik 308. maddesi gereğince yapılan incelemede;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2014 gün ve KD – 2010/201257 sayılı yazılarında özetle;

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesindeki düzenleme gözetilerek mahkemece 5271 sayılı Yasanın 150/2-3. maddesi uyarınca sanık için baro tarafından görevlendirilen zorunlu savunman ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretlerin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu savunman ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür, denmiştir.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesindeki düzenleme gözetilerek mahkemece 5271 sayılı Yasanın 150/2-3. maddesi uyarınca sanığa savunmasını yapmak üzere zorunlu müdafii görevlendirilmesi nedeniyle müdafiye ödenen avukatlık ücretinin sanığa yargılama gideri olarak yükletilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar vermek gerektiği anlaşılmakla;
Yukarıda izah olunduğu üzere;

1) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE,

2) Dairemizin 27.11.2014 gün ve 2012/20100 Esas, 2014/20871 Karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA,

3) Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesindeki düzenleme gözetilerek mahkemece 5271 sayılı Yasanın 150/2-3. maddesi uyarınca sanığa savunmasını yapmak üzere zorunlu müdafii görevlendirilmesi nedeniyle müdafiye ödenen avukatlık ücretinin sanığa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden yerel mahkeme hükmünün bu nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412. sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasının yargılama giderlerinin tahsiline ilişkin bölümden “zorunlu müdafii giderinin” hükümden çıkartılmak suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.