YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/3830
KARAR NO : 2014/18366
KARAR TARİHİ : 03.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerin incelemesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi gereğince verilen “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı itiraz yolu açık olup, temyizi olanaklı bulunmadığından ve sanıklar … ve … savunmanının açıkça karara karşı itiraz yoluna başvurduğunun anlaşılması karşısında, 5271 sayılı CMK’nın 264/2.maddesi uyarınca itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere dosyanın incelenmeksizin yerine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE,
II-Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelemesine gelince;
Hükmolunan cezanın türü, miktarı ve karar tarihine göre, 1412 sayılı CMUK’nun 5219 sayılı Yasa ile değişik 305/1. maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmadığından, sanık … savunmanının temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
III-Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde; “5600 TL adli para cezası” yerine “4400 TL adli parar cezası”na karar verilmesi suretiyle, hesap hatası sonucu eksik cezaya hükmedilmesi,
2-Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olacak biçimde, mahkemece 5271 sayılı Yasası’nın 150/2. maddesi uyarınca, Baroya yazı yazılarak yaşı küçük sanığın savunmasını yapmak üzere zorunlu savunmanın görevlendirilmesi nedeniyle, savunmana ödenen avukatlık ücretinin sanığa, yargılama gideri olarak yükletilmesine,
3-Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesine aykırı biçimde “müteselsilen tahsiline” biçiminde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … savunmanı ve Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümden, “4400 TL” ibaresi çıkartılarak yerine, “5600 TL” ibaresinin yazılması; yargılama giderine ilişkin bölümden “müteselsilen” sözcüğü ve zorunlu savunman ücretinin çıkarılması, “müteselsilen” sözcüğü yerine “sebep olduğu tutar kadar ayrı” ifadesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.11.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.