Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2013/14539 E. 2013/18102 K. 16.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14539
KARAR NO : 2013/18102
KARAR TARİHİ : 16.12.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU KAYDINDA DÜZELTİM

Yanlar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, tapu kayıtlarında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, sübut bulduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacılar, dava konusu 85, 252 ve 513 parsel sayılı taşınmazların mirasbırakanları …oğlu ‘ya ait olduğunu, kaydın da bu şekilde oluştuğunu ancak kütükte malikin kimlik bilgilerinin bulunmadığı gerekçe gösterilerek tapu işlemlerinin yapılmadığını ileri sürerek malik kaydının …’ten olma 01.03.1915 doğumlu … olarak düzeltilmesi istemiyle eldeki davayı açmışlardır.
Her ne kadar mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de “Mülkiyet hakkının tescili” başlıklı Tapu Sicil Tüzüğünün 28. maddesinde kütükte bulunması zorunlu bilgiler; malikin adı ve soyadı, baba adı ile edinme nedeni, tarih ve yevmiye numarasından ibarettir. Görülüyor ki; bunların arasında malikin vatandaşlık kimlik numarası, doğum tarihi ve anne adı yer almamıştır. Dolayısıyla tapu kütüğünde bulunması zorunlu olmayan nüfus bilgilerinin ilavesi veya düzeltilmesi dava yoluyla istenemez. Şayet tapunun tesciline dayanak yapılan işlemde düzeltmeyi gerektirir bir hata yapılmışsa, bu hata tüzüğün 74. maddesi uyarınca ilgilisinin başvurusu üzerine o maddedeki konular araştırılarak idarece düzeltilmelidir.
Öte yandan vatandaşlık kimlik numarası, doğum tarihi ve anne adı tapu sicilinde bulunması zorunlu unsurlardan olmadığından bu hususların düzeltilmesi dava yoluyla istenemese de çoğun içerisinde az da vardır kuralı gereğince davanın tespit davası yani tapu maliki ile davacıların mirasbırakanının aynı kişi olduğunun tespiti davası olarak değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 16.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.