YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/32799
KARAR NO : 2014/21892
KARAR TARİHİ : 09.12.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜLER : …, Rafet ALKAN, Cemal DEMİR
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14/01/2008-02/10/2013 tarihli tebliğnameleri ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Hükümlüler Rafet Alkan ve Cemal Demir hakkında kurulan hükmün yapılan incelemesinde;
Susurluk Asliye Ceza Mahkemesi’nin 26.04.2007 tarih, 1997/145 esas ve 1998/25 karar sayılı kararının “Bilginiz dışında atanan savunmanın temyizini kabul edip etmediğiniz hususunda süresi içinde temyiz isteminde bulunabileceğiniz hususu ihtar olunur” açıklamasıyla hükümlülere tebliğ edildiği, hükümlülerin kararı temyiz etmediği, savunmanın temyizini kabul ettiğine dair herhangi bir irade beyanlarının da bulunmadığının anlaşılması karşısında; atanan savunmanın kararı temyiz etme hakkı bulunmadığından temyiz isteminin 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Hükümlü … hakkında kurulan hükmün yapılan incelemesinde;
Hükümlü hakkında erteleme hükümleri değerlendirilirken, tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat gelmediğinden uygulanmamasına karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nun 231/6-b maddesi uyarınca da aranan şartlardan olduğunun anlaşılması karşısında; hükümlü hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
./..
Uyarlama kararının hükümlüye tebliğ edilmesi üzerine, adı geçen hükümlü tarafından verilen dilekçede; mahkum olan kişinin kendisine ait kimlik bilgilerini kullandığı iddiasıyla tebligatın gerçek kişiye yapılması için iadesi konusundaki talebinin temyiz talebi olarak kabul edilerek yapılan incelemede;
1-Hükümlü hakkında 765 sayılı kanun uyarınca verilen 04/03/1998 tarihli hükmün Dairemizin; 25/06/1998 tarihinde onanarak kesinleşmesinden sonra 5237 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesi üzerine uyarlama kararı hükümlüye tebliğ edildiğinde; incelemeye konu suçu işleyerek cezaevine giren kişinin kendisinin akrabası olduğunu ve olayla bir ilgisinin olmadığı halde kendisinin kimlik bilgilerinin kullanıldığını iddia edip ileri sürmüş olması, bu iddianın hükümlüye ait imza ile hükümlünün kimlik bilgilerini kullandığı iddia edilen kişinin imzalarının farklı olması ile kısmen desteklenmiş olması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından; öncelikle incelemeye konu suçu işledikten sonra cezaevine giren kişinin gerçek kimliği cezaevindeki fotoğraflar ve parmak izinden yararlanmak suretiyle bilirkişi marifetiyle duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlendikten sonra, cezaevine giren kişinin farklı bir kişi olması durumunda gerektiğinde “yargılamanın iadesi yoluyla” dosyanın yeniden ele alınarak hükümlünün hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak hükümlünün, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2.maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü … ve savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 09.12.2014 günü oy birliğiyle karar verildi.