Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2012/589 E. 2012/13075 K. 19.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/589
KARAR NO : 2012/13075
KARAR TARİHİ : 19.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 04/10/2010 gününde verilen dilekçe ile menfi tespit istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13/07/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava,… 89. maddesi gereğince açılmış menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının dava dışı….olan alacağını tahsil için başlattığı icra takip dosyasında, kendisine … 89/1,2 ve 3. haciz ihbarnamelerinin gönderildiğini, ancak yapılan tebligatların usulüne uygun olmadığından haciz ihbarnamelerinden haberdar olmadığını, akabinde banka hesaplarına ve evine haciz konulduğunu, ancak dosya borçluları ile hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını, borçlunun evi üzerinde lehine ipotek göründüğünden haciz ihbarnamelerine maruz kaldığını belirterek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davalı tarafça dava dışı ….aleyhine takip başlatıldığı, dosyamız davacısı tarafından çekilen kredinin ipoteği olarak gösterilen borçluya ait ev nedeniyle davacıya …. 89’a göre haciz ihbarnameleri gönderildiği, ancak eski adresine tebliğ edilmeleri nedeniyle usulsüz oldukları, davacı … 01/11/2008 tarihli senetle ilgili herhangi bir borcunun bulunmadığı, senet borçlusu …. ile ilişkisinin sadece kendisine verilmek üzere bankadan çektiği krediden kaynaklandığı kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
İİK’nın 89/3. maddesine göre; üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine

teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106. maddede belirtilen süreler işlemez. Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur.
İİK’nın 89/5’e göre ise; üçüncü şahıs, kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde haciz ihbarnamesine itiraz etmediği takdirde 65. madde hükmü uygulanır. Her halde üçüncü şahıs, borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın iadesini isteyebilir.
Dosya kapsamından; davacının kendisine gönderilen haciz ihbarnamelerinin usulsüz şekilde tebliğ edildiği iddiası ile …Mahkemesinde dava açtığı, davanın kabulüne ilişkin verilen kararın Yargıtayca tebligatların usulüne uygun olduğu gerekçesiyle bozulduğu, bozma üzerine mahkemece, davacının haciz ihbarnamelerinin iptaline yönelik şikayetinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Şu durumda mahkemenin kabulünün aksine, haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz edilmediği gibi, İİK’nın 89/3 de öngörülen 3. haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi olan 03/08/2010 tarihinden itibaren 15 gün içinde de menfi tespit davası açılmadığı anlaşılmaktadır. Davacının bu aşamadan sonra ancak İİK’nın 89/5 maddesine göre borcu ödedikten sonra borçlu ve kötü niyetli alacaklı aleyhine genel hükümlere göre dava açabilir.
Yerel mahkemece yukarıda açıklanan nedenlerle davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açılması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken istemin kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamış kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 19/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.