YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8332
KARAR NO : 2012/13488
KARAR TARİHİ : 25.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili …. tarafından, davalı … aleyhine 12/06/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/01/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.Yerel mahkemece açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı rektörlüğün açmış olduğu ihaleye katıldığını, ancak şartlar uygun olmasına rağmen vergi ve sigorta borcu olduğu gerekçesiyle ihalenin kendilerine bırakılmadığını ayrıca firmanın yüksek miktarda vergi ve sigorta borcu olduğu ve teklif edilen fiyat listesinin inandırıcı bulunmadığına dair haksız gerekçenin de Resmi Gazetede yayınlandığını bu durumun ticari itibarını zedelediğini beyanla maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
Davalı, komisyon kararını kendilerinin yayınlamadığını bu nedenle sorumlu olmayacaklarını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının ihale red gerekçelerinin gerçek durumla uyuşmadığı ve davacının toplum ve iş çevresinde itibarına gölge düşürüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Tüzel kişiler, doğası gereği insana has olan kişisel değerler dışında gerçek kişiler gibi kişilik değerlerine sahiptir. Tüzel kişinin ekonomik faaliyetini yürütürken edindiği saygınlık onun kişisel değerleri içerisinde yer alır ve ticari şeref ve saygınlığının çiğnenmesi ekonomik yaşam içindeki yerini ve durumunu sarsabilir. Kişilik hakları saldırıya uğrayanların başvurabileceği koruma ve tazminat yollarını düzenleyen Türk Medeni Kanunu’nun 24 ve
…
Borçlar Kanunu’nun 49. ve YBK’nın 58. maddelerinde de gerçek kişi, tüzel kişi ayrımı yapılmamıştır. Manevi zarar salt üzüntünün varlığı halinde değil, kişinin kişilik değerlerinin her türlü saldırıya uğraması durumunda gerçekleşen bir zarardır. Bunun içindir ki, gerek Medeni Kanun ve gerekse Borçlar Kanunu yalnız gerçek kişilerin değil, aynı zamanda tüzel kişilerin de kişisel haklarını korumaktadır.
Dosya kapsamından; davacı firmanın davalı rektörlüğün açmış olduğu temizlik işleri ihalesine katılmış olduğu, davalının şartlar uygun olduğu halde davacı firmayı vergi ve sigorta borçları olduğu gerekçesiyle ihale dışı bıraktığı, ancak firmanın gerçekte vergi ya da sigorta borcu olmadığı, tahmin ve şüphelerle ihale dışı bırakıldığı bu durumun davacının ticari itibarını zedelediği anlaşılmakla, bir miktar tazminat verilmesi gerekirse de olayın oluş şekli, yayına sebep olan işlemi ihale komisyonu yapmış ise de yayınlayanın davalı olmaması da dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine 25/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.