YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/26522
KARAR NO : 2013/4572
KARAR TARİHİ : 18.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın … Belediye Başkanlığı yönünden husumetten reddine, … yönünden kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan … vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, … Belediye Başkanlığı hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, … aleyhinde açılan davanın ise kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılardan … vekilince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza, emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1989 yılında onaylanan 1/1000 ölçekli imar planında … Belediyesince poliklinik ve klinik alanı olarak ayrılıp, 2005 yılında kesinleşen plan tadilatı ile kullanımı sağlık alanına dönüştürülen dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmış ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun benzer konudaki 15.12.2010 gün ve 2010/5-662/65 sayılı kararı uyarınca, imar planında sağlık alanı olarak ayrılan taşınmaza fiilen el atılmamış olsa dahi, bedeline hükmedileceğine ilişkin kararı da gözetilerek, 3194 sayılı İmar Kanununun 10.maddesinin amir hükmü uyarınca 1/1000 ölçekli uygulama imar planının kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl içerisinde, davalı … Bakanlığınca ayrılma amacına uygun olarak kamulaştırma görevinin yerine getirilmemesi ve malikin mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanması nedeniyle taşınmaz bedelinin ödenmesine karar verilmesi doğrudur. Ancak;
5018 sayılı Yasanın 45. maddesi gereği dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili yerine, idare adına tesciline karar verilmesi,
Doğru değilse de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 3 nolu bendinde yazılı (davalı …) kelimelerinin çıkartılmasına, yerine (Hazine) kelimesinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 18.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.