YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/7750
KARAR NO : 2016/7219
KARAR TARİHİ : 26.10.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM : Sanık … hakkında 2005 yılında sahte fatura düzenlemek suçundan mahkumiyet, 2006 yılında sahte fatura düzenlemek suçundan beraat Sanık … hakkında 2005 yılında sahte fatura düzenlemek suçundan beraat, Sanık … hakkında 2006 yılında sahte fatura düzenlemek suçundan beraat
I) Sanık …’ın 2005 takvim yılına ilişkin beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığa yüklenen suçun yasa maddesinde öngörülen cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 06.07.2008 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen asli zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8 maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
II) Sanık …’ın ve …’ın 2006 takvim yılına ilişkin beraat hükümlerine, sanık …’ın 2005 takvim yılına ilişkin mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
1) Sanık …’ın beraati yönünden yapılan incelemede;
Dosya içerisinde örneği bulunan …Vergi Dairesi Başkanlığı Hukuk ve İhtilaflı İşler Grup Müdürlüğü’nün 05.09.2007 tarih 3796 sayılı mütalaasının sanık … hakkında 2005 takvim yılı ile ilgili olduğu, sanık hakkında 2006 takvim yılı için düzenlenen ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 367. maddesine göre dava şartı olan Vergi Dairesi Başkanlığı mütalaasının bulunmadığı gözetilerek, varsa getirtilip dosya içerisine konulmadan, yoksa Vergi Dairesi Başkanlığından mütalaa alınmadan davaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı,
2) Sanık …’ın beraati yönünden yapılan incelemede;
Sanığın UYAP kanalıyla mernis üzerinden temin edilen nüfus kayıt örneğine göre, hükümden sonra 06.05.2012 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK’nun 64. maddesi uyarınca kamu davasının düşürülmesinde zorunluluk bulunması,
3) Sanık …’ın mahkumiyeti yönünden yapılan incelemede;
a) Renk Temizlik…şirketinin kurulduğu 08.09.2003 tarihinden 23.09.2005 tarihine kadar sanığın şirketi temsile yetkili olduğu, 2005 takvim yılı için 23.09.2005 tarihine kadar düzenlenen sahte faturalar sebebiyle sanığın sorumlu olduğu kabul edilerek sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuşsa da, dosyada örneği olan ve 23.09.2005 tarihinden önceye dayanan tek faturanın 17044 numaralı 07.04.2005 tarihli olması, bu fatura dışında sanığın sorumlu olduğu döneme rastlayan fatura örneklerinin dosyada bulunmaması, zamanaşımının değerlendirilmesi yönünden suç tarihinin net olarak belirlenmesinin zorunluluğu karşısında; maddi gerçeğin, suçun unsurlarının ve suç tarihinin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, sahte fatura düzenleme suçunda suçun maddi konusunun fatura olması, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ”Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanunun Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır” şeklindeki düzenlemeye göre de faturaların Vergi Usul Kanununun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi karşısında, suça konu faturaları kullanan şirketlerden 23.09.2005 tarihi öncesinde düzenlenmiş faturalar veya onaylı suretlerinden kanaat oluşturacak miktarda temin edilip dosya arasına konulduktan sonra incelenerek kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi, bu tarihten önce birden fazla faturanın düzenlenmiş olduğu belirlendiği takdirde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması, en son düzenlenen fatura tarihinin sanık yönünden suç tarihi olacağı gözetilip zamanaşımı süresinin dolup dolmadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı,
b) Kabule göre de; 5237 Sayılı TCK’ya göre hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezaların kanuni sonucu olan aynı yasanın 53. maddesinin uygulanması gerekliliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan kurum vekilinin ve sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sanık …’ın hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün bu sebeplerle, beraat hükümlerinin ise sair yönleri incelenmeksizin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonuç ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 26.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.