YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/15807
KARAR NO : 2016/17862
KARAR TARİHİ : 19.10.2016
Kasten yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2 ve 86/3-a maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin (… Sulh Ceza Mahkemesinin) 05/05/2011 tarihli ve 2010/1126 Esas, 2011/621 sayılı Kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 25.08.2016 tarih ve 2015/2259 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 27.09.2016 tarih ve 2016/350464 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre;
1) Kayden 22/06/1989 doğumlu olup, suçun işlendiği 17/10/2006 tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan sanık … hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmamış bulunulmasında,
2) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında, aynı Kanun’un 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmesinde,
3) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. bendinde yer alan “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının aynı Kanun’un 50/1. maddesinde öngörülen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde zorunluluk olduğunun gözetilmemesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; .. Asliye Ceza Mahkemesinin … Sulh Ceza Mahkemesinin) 05/05/2011 tarihli ve 2010/1126 Esas, 2011/621 sayılı Kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA; sanığın 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi gereğince 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 86/3-a maddesi gereğince cezası 1/2 oranında artırılarak 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nin 31/3. maddesi gereğince sanığın cezasından 1/3 indirim yapılarak 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, daha önce hapis cezasına mahkumiyeti olmayan sanığın cezasının TCK’nin 50/1-d maddesi gereğince 2 ay süre ile ikamet ettiği mücavir alan sınırları içerisindeki internet kafelere gitmekten yasaklanma tedbirine çevrilmesine, hükümden TCK’nin 53. maddelerinin uygulanmasına ilişkin parağrafın çıkartılmasına, infazın bu şekilde yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına; dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 19.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.