Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2013/32704 E. 2016/6458 K. 03.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/32704
KARAR NO : 2016/6458
KARAR TARİHİ : 03.11.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişilerin huzur ve sükununu bozma, silahla tehdit, kasten yaralama, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık … savunmanının temyiz dilekçesinin içeriğinin sadece sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik olduğu, katılan sanık … vekilinin süre tutum dilekçesinin ise sanık … hakkındaki mahkumiyet hükümlerine yönelik olduğu anlaşılmakla yalnızca sanık … hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin yapılan temyiz incelemesinde;
I- Sanık … hakkında katılan sanık … ‘e yönelik hakaret suçudan kurulan hükmün yapılan temyiz incelemesinde;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar TCK’nın 53/1-a-b-c-d-e maddesinde yazılı hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına; ancak, TCK’nın 53/3. maddesi uyarınca koşullu salıverildiği takdirde, kendi altsoyu üzerinde TCK’nın 53/1-c bendinde sayılan hakları kullanmaktan yoksunluğunun sona erdirilmesine karar verilmiş ise de; 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile TCK’nın 53/1-b maddesinde yazılı, “seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptal edilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … savunmanı ve katılan sanık … vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerine, “Sanığın, kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak, TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanması yönünden, (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına; aynı Kanunun 53/2. maddesinin uygulanması açısından, 53/1.maddesinin (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme ve diğer siyasi hakları ve aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, (c) bendinde yazılı kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar kullanamamasına” cümlesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık … hakkında katılan sanık … ‘e yönelik silahla tehdit, kasten yaralama ve kişilerin huzur ve sükunu bozma suçları, katılan …’e yönelik kasten yaralama ile kişilerin huzur ve sükununu bozma suçları ve katılan …’a yönelik kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan hükümlerin yapılan temyiz incelemesinde;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın olay tarihinde yolda yürüyen katılanları gidecekleri yere kadar bırakmayı teklif ettiği, katılanların kabul etmediği, bir süre sonra aracıyla tekrar gelen sanığın aynı teklifini yinelediği, katılanların tekrar kabul etmemesi üzerine sanığın aracının kapısını yarım açarak önce katılan …’in boynunda asılı kol çantasını tutup almaya çalıştığı, katılan …’in direnmesi üzerine sanığın başarısız olduğu ve bu sefer araçtan inip katılan …’nın elindeki poşeti almaya çalıştığı fakat katılan …’nın da poşeti sıkıca tutarak direndiği ve vermediği, katılanların bu esnada imdat şeklinde bağırmaya başladığı ve katılan …’in de telefonla polisi araması üzerine sanığın aracına yönelip torpido gözündeki bıçağı alarak katılanlar …’a doğru salladığı ama başarısız olduğu, katılan …’in telefonla polisi aradığını görmesi üzerine adı geçen katılanı elindeki bıçak ile kovalamaya başladığı ve yakalayarak duvara yaslayıp bıçaklayım mı, keseyim mi seni diyerek bıçağı katılanın yüzünde ve karnında gezdirdiği, katılanlar …’ın sanığı arkasından çektikleri, böylecek sanığın elinde kurtulan katılan …’in koşarak yeniden kaçmaya başladığı, buna sinirlenen sanığın katılan …’nın boğazını bıçakla basit tıbbi müdahale gerektiren şekilde yaraladığı ve katılan …’ya bırak beni yoksa keserim dediği, sanığın tekrar katılan …’in peşinden koşarak yakaladığı, katılanın parmaklarını kıvırıp. yeniden bıçak dayayıp küfürler ettiği, son olarak katılan …’ın gelerek sanığı çekip katılan …’i kurtardığı ve polislerin gelip sanığı yakaladığının anlaşılması karşısında; sanığın eylemlerinin bir bütün olarak katılanlar …’e yönelik iki kez yağmaya teşebbüs suçunu oluşturmasına karşın, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … savunmanı ve katılan … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, sanık …’nin katılan …’e yönelik eylemleri yönünden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına,03.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.