YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/20505
KARAR NO : 2016/21668
KARAR TARİHİ : 20.10.2016
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Beraat, Tazminat Talebinin Reddi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2013/11-472 E. 2014/533 K. ve 2014/11-301 E. 2014/551 K. sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, dava açan belge olması nedeniyle müşteki tarafından icra ceza mahkemesine verilecek olan şikâyet dilekçesinin, şüpheli veya şüphelilerin isimleri ve şikâyet konusu olaya ilişkin bilgileri taşıması gerekli olmakla birlikte, bu dava dilekçesinin 5271 sayılı CMK’nun 170. maddesinde belirtilen iddianamenin bütün şekil şartlarını içermesi zorunluluğu bulunmamasına göre, somut olayda mahkemece de ticaret sicilden gelen 09 Aralık 20… tarihli yazı ile şirket yetkililerinin tespit edilmiş olması karşısında tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçuna ilişkin olarak kurulan hükme yönelik olarak,
Eyleme ve yükletilen suça yönelik şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2) Tazminata ilişkin olarak kurulan hükme yönelik olarak ise;
Birinci haciz ihbarnamesinin tebliği tarihi olan 25.05.2010 tarihi itibariyle üçüncü şahıs… ve Konf. San. ve Tic.AŞ.nin, asıl borçlu….. Merkezi Limited Şirketine kesinleşmiş ve muaccel borcu bulunup bulunmadığı hususunda her iki şirkete ait defter ve belgeler ile aralarındaki sözleşme hükümleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp, sonucuna göre hukuki durumun takdiri yerine eksik araştırma ile yazılı şekilde tazminat talebinin reddine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine,20.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.