Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2016/13851 E. 2016/18173 K. 25.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/13851
KARAR NO : 2016/18173
KARAR TARİHİ : 25.10.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyetlere, beraatlere, kamu davasının düşürülmesine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık … hakkında, işyeri dokunulmazlığını ihlal etme, mala zarar verme, katılanlar …, … ve …’i kasten yaralama suçlarından hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olup, 5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesine göre itiraza tabi olduğundan inceleme dışı bırakılmıştır.
1- Sanık … hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal etme, mala zarar verme, katılanlar …, … ve …’i kasten yaralama suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında mala zarar verme, katılanlar … ve …’i kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Kolluk tutanaklarına ve genel adli muayene raporları içeriğine göre suç tarihinin 04/02/2012 olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında 04/01//2012 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirildiğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas – 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine;
Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/(1) maddesinde; “kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılanlar yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeple 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi gereğince hüküm fıkrasının sonuna ayrı bir paragraf olarak “Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1320,00 TL maktu vekalet ücretinin sanık …’dan alınarak kendisini vekille temsil ettiren katılanlara eşit olarak ödenmesine” ibaresinin ilave edilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3- Sanık … ile … hakkında mağdur …’ı kasten yaralama suçlarından verilen düşme kararları ile, sanık … hakkında katılan …’i yaralama ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
a) Sanık … ile … hakkında mağdur …’ı kasten yaralama suçlarından verilen kamu davasının düşürülmesine dair hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mağdur …’in aşamalarda kendisine demir sopalarla vurulması nedeniyle yaralandığını beyan etmesi, dosya içeriğine ve doktor raporlarına göre mağdurun 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f-4 maddesi uyarınca silahtan sayılan demir sopa ile yaralandığının anlaşılması karşısında, basit yaralama suçunun silahla işlenmesi halinde şikayete tabi olmadığı gözetilmeksizin, TCK’nin 73/4. maddesi uyarınca kamu davalarının şikayetten vazgeçme nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi,
b) Sanık … hakkında katılan …’i kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan …’in 09/02/2012 tarihli Karşılıklı Teşhis Tutanağı’nda sanık …’nın da aralarında bulunduğu şahıslar arasından kendisini yaralayan şahsın … ile … olduğunu belirttiği, kovuşturma aşamasında ilk boğazını sıkanın … olup, diğer vuranları tanımadığını beyan etmesi karşısında sanığın katılan …’e yönelik kasten yaralama suçunu işlediğine dair iddia dışında, mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından CMK’nin 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
c) Sanık … hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1) Dosya kapsamına göre sanığın eylemini saat 18.30’da gece vakti gerçekleştirdiği halde, sanığın cezasında TCK’nin 116/4. maddesi uyarınca artırım yapılmaksızın, sanık hakkında eksik ceza tayini,
2) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas – 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekili ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerle, 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 25.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.