Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/18076 E. 2016/12363 K. 01.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/18076
KARAR NO : 2016/12363
KARAR TARİHİ : 01.11.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (TÜKETİCİ)MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle daha önceden belirtilen 01.11.2016 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; duruşma için tayin olunan günde taraflar ve vekilleri gelmediler. Açık duruşmaya başlandı ve işin karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli gün ve saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen 23.06.2007 tarihinde davalı satıcının maliki olduğu … İli, … İlçesi … Mevkinde kain tapunun 13016 parselinde kayıtlı taşınmaz üzerindeki binanın bodrum katındaki 8 bağımsız bölüm nolu taşınmazın alım ve satımı hususunda harici satım sözleşmesi akdettiklerini, söz konusu taşınmazın satım bedelinin 57.000… olarak kararlaştırıldığını, 8.000 İngiliz Sterlinin 04.07.2007 tarihinde, 47.000 İngiliz Sterlinin 02.08.2007 tarihinde ve 1.350… 20.02.2009 tarihinde davalı şirkete ödendiğini, davacı müvekkilinin satım bedelinin tamamını davalı tarafa ödediği halde taşınmazın tapusunun 5 yıldır davacı müvekkile devir ve teslim edilmediğini, satıma konu taşınmazın tapu kayıtları incelendiğinde taşınmaz üzerinde tapu devrine engel hacizlerin varlığı söz konusu olduğu gibi sözleşmede “mesken” olarak belirtilen taşınmazın tapu kayıtlarında niteliğinin “depo” olduğunun davacı tarafa söylenmediğini, bu haliyle bile davalı tarfın taşınmazı satarken taşınmazın vasfını davacıdan gizlediğini ve taşınmazı mesken olarak nitelendirerek satımı gerçekleştirdiğini, satıma konu taşınmazın tapu devrinin davacı müvekkile yapılmadığından satım bedelinin iadesini talep eden davacıya, davalı tarafça hiç bir olumlu geri dönüş olmadığını, para iadesi talebinin de davalı tarafça reddedildiğini, ödenen satış bedelinin iadesi amacıyla davalı aleyhine … İcra Müdürlüğü’nün 2012/2680 esas sayılı dosyası ile ilamsız takip yoluyla icra takibine geçildiğini, davalı tarafça takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini ileri sürerek davalının itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davalı tarafından icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; taraflar arasındaki harici taşınmaz satış sözleşmesi nedeniyle davalıya ödenen satış bedelinin tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davasının görülebilmesi için usulüne uygun açılmış bir icra takibinin bulunması gerekir.
Somut olayda, dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığı üzere, taraflar arasında (…) İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/128 E.2014/69 K. sayılı dosyasında, eldeki davaya konu icra takibinin iptali hakkında bir dava bulunmakta olup, 06.05.2014 tarihinde verilen karar ile davanın kabulüne ve takibin iptaline dair verilen hükmün Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 02.06.2015 tarih ve 2015/5058-15132 E.K. sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmesi sonrasında, söz konusu dava dosyası …. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/138 esasına kaydedilmiş ve yargılaması halen devam etmektedir.
Hukuk mahkemesinde görülen bir davanın incelenmesi ve sonuçlandırılması başka bir mahkemenin görevi içindeki bir hususun çözümüne bağlı ise hukuk mahkemesi o hususun görüldüğü davanın sonuçlanmasını kendisi için bekletici sorun yapabilir.
Görülmekte olan bir davanın sonuçlanmasını başka bir davada bekletici sorun yapılabilmesi için iki şartın gerçekleşmesi gerekir.
1- Bekletici sorun yapılacak davanın başka bir mahkemede görülmekte olması,
2-İki dava arasında bağlantı bulunması.
Davalardan biri hakkında verilecek kararın, diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde iki dava arasında bağlantı varsayılır ve biri diğeri için bekletici mesele yapılır.
Hal böyle olunca, mahkemece; eldeki davaya konu icra takibi hakkında … İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/138 esasında görülmekte olan taraflar arasındaki icra takibinin iptali dava dosyasının, eldeki dava ile aralarında bağlantı olduğu gözönüne alınarak, kesinleşmesinin bu dava için bekletici mesele yapılarak, hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Bozma nedenine göre, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.