YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8902
KARAR NO : 2016/22931
KARAR TARİHİ : 30.11.2016
MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : 5253, 5072 Sayılı Kanunlara Aykırılık, Güveni Kötüye Kullanma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sanıklar …, … müdafiileri ile sanık …’in derneğin amaçları dışında faaliyette bulunmak suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazlarına yönelik incelemede;
14.04.2011 gün ve 27905 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 23. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 272. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinde “hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere sonuç olarak belirlenen 3.000.- Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı istinaf yasa yoluna başvurulamayacağı” şeklinde yapılan değişiklik ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen “bölge adliye mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı temyiz yoluna başvurulamaz” şeklindeki geçici 2. maddesi göz önünde bulundurulduğunda, 14.04.2011 tarihinden sonra doğrudan hükmolunan 3.000 Türk Lirasına kadar olan adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükmünün kesin nitelikte olduğu cihetle, sanıklar …, … müdafiileri ile sanık …’in temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanıklar …, … ve … hakkında güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanıklar hakkında sübut bulan eylemleri nedeniyle uygulanması gereken Kanun maddesinin 5253 sayılı Kanun’un 32/f maddesi olduğu halde uygulama maddesi olarak 5223 sayılı Kanun gösterilmiş ise de, bu hususun mahallinde düzeltilmesi olanaklı maddi hata olduğu kabul edilmiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Yükletilen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanıklar …, … müdafiileri ile sanık …’in temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
3- Diğer hükümlere yönelik temyiz incelemesinde ise,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
a) …’in derneğe ait tutulması gereken defterleri tutmamak ve dernek adına bağış toplama işinde kamu görevlisi çalıştırmak suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazlarına yönelik incelemede;
Sanığa isnat edilen suçun niteliği, verilen cezanın miktarı ve sanığın sabıkasız oluşuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının olanaklı bulunduğu görülmekle, somut olayda suçun işlenmesi ile ortaya çıkan tazmini kabil ölçülebilir bir zarar bulunmadığı ve sanığın cezasının tekrar suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat oluştuğundan bahisle ertelenmesine karar verildiği halde, zararı gidermediği ve erteleme gerekçesiyle çelişki oluşturacak şekilde olumlu kanaat oluşmadığı şeklindeki yerinde olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b) Sanıklar … ve … müdafiilerinin sanıklar hakkında derneğe ait tutulması gereken defterleri tutmamak suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazlarına yönelik incelemede;
5253 sayılı Kanun’un 33/2. maddesinde dernek yöneticileri ibaresinin dernek yönetim kurulu başkanını ifade ettiği belirtilmekle, suç tarihinde dernek yönetim kurulu başkanı olmayan sanıkların atılı suçun faili olamayacakları gözetilmeksizin, beraatleri yerine mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanıklar …, … müdafiileri ile sanık …’in temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA,yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 30/11/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.