Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/9436 E. 2016/5675 K. 05.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9436
KARAR NO : 2016/5675
KARAR TARİHİ : 05.10.2016

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davacı ve davalılardan … tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava; kira alacağı, kira sözleşmesinden kaynaklanan fesih tazminatı ve cezai şart alacağının tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile 6.707,34 TL tazminat, 5.545,96 TL ceza alacağı ve 273,56 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 12.526,86 TL’nin davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalılardan …… tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve taktirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili dava dilekçesinde; … Noterliğinde düzenlenen 26/11/2010 tarihli sözleşmeler ile dava konusu 3 adet tarla vasfında taşınmazın 3 yıl süre ile davalıların murisi …’e tarımsal amaçlı kullanılmak üzere kiralandığını, ancak kiracı … tarafından taşınmazlar üzerinde nar ağacı dikmek suretiyle ağaçlandırma faaliyetinde bulunulduğunun tespit edildiğini, kiracıya ağaçları sökmesi için süre verildiğini, verilen süre içerisinde işlem yapılmadığının tespit edilerek kira sözleşmelerinin 30/11/2012 tarihinde feshedildiğini belirterek, kira sözleşmesinin feshedilmesinden dolayı sözleşmede yazılı kira alacağı 33,31 TL, tazminat 4.672,36 TL ve cezai şart alacağı 6.238,70 TL olmak üzere toplam 10.944,42 TL alacağın dava tarihinden itibaren asıl alacağa ilave edilecek gecikme zammı ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile talebini 12.526,86 TL olarak artırmıştır. Davalılardan ……….. davanın reddini savunmuş, diğer davalılar duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Davacı hazine ile davalıların murisi … arasında düzenlenen 26/11/2010 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli 3 adet kira sözleşmesi ile 3 adet tarla vasfındaki taşınmazın kiraya verildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin 11. maddesinde Kiracının fesih talebinde bulunması, kira dönemi sona ermeden faaliyetini durdurması, kiralananı amacı dışında kullanması, taahhüdünü sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya işletme ruhsatının her ne sebeple olursa olsun iptal edilmesi hallerinde kira sözleşmesi, 2886 Sayılı Devlet İhale Kanun’unun 62 nci maddesine göre

tebligat yapmaya gerek kalmaksızın idarece feshedilerek, kesin teminatın gelir kaydedileceği ve cari yıl kira bedelinin tazminat olarak tahsil edileceği, sözleşmenin 14. maddesinde ise, kira süresinin sona ermesi veya sözleşmenin feshi halinde taşınmaz idareye teslim edilmezse geçen her gün için cari yıl kira bedelinin %1 oranında cezanın itirazsız olarak ödeneceği hususları kararlaştırılmıştır. Davacı idare 30/11/2012 tarihi itibariyle sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmiştir.
Sözleşmenin feshi durumunda davalıların tazminat ve cezai şart ile sorumlu tutulabilmesi için öncelikle feshin davacı idare yönünden haklı nedene dayanıyor olması gerekir. Davacı idare 15/10/2012 tarihli ihtar yazısında dava konusu taşınmazların amacı dışında kullanıldığının tespit edildiğini belirterek ihtarnamenin tebliğinden itibaren 30 gün içinde nar ağaçlarının sökülerek taşınmazların eski hale getirilmesini, aksi halde kira akdinin feshedileceğini bildirmiş, yazı 16/10/2012 tarihinde tebliğ edilmiş, taşınmazlar ise 17/04/2013 tarihinde tahliye edilip tutanak düzenlenerek hazineye teslim edilmiştir. Akde aykırılık nedeniyle tahliye davası açma koşullarının bulunması durumunda bile mahkeme kararı ile tahliye ilamı alınmadığı sürece akdin sona erdiğinden söz edilemez. Bu itibarla davacı taraf tek yanlı ve geçersiz olarak akdi feshetmesine dayanarak davalıdan tazminat ve cezai şart isteyemez. Bu durumda mahkemece; kiralananlar 17/04/2013 tarihinde davacı idareye teslim edildiğinden davalı kiracıların bu tarihe kadar ödenmeyen kira bedellerinden sorumlu olduğu gözetilerek kira alacağına ve faizine hükmedilmesi yerinde ise de, sözleşmenin 11. ve 14. maddeleri gereği cezai şart ve tazminat isteminde bulunamayacağından, tazminat ve cezai şart alacağının reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) No’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm davalının ise sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) No’lu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca verilen hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 05/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.