Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2016/3061 E. 2016/17752 K. 18.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3061
KARAR NO : 2016/17752
KARAR TARİHİ : 18.10.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Temyiz talebinin reddine, mahkumiyetlere dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü.
1) Sanık hakkında mağdur …’ye yönelik kasten yaralama ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından verilen hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Gerekçeli karar başlığında mağdur …’nin adı ve soyadının yazılmaması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edildiğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararda müsaderesine karar verilen adli emanette kayıtlı suçta kullanılan eşya ile ilgili olarak açıklanan hükümde bir karar verilmemiş ise de, bu hususta zamanaşımı süresince karar verilmesi mümkün görüldüğünden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas – 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık ve müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık hakkında mağdur …’ye yönelik kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet kararının temyizinin reddine ilişkin ek karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında “kasten yaralama” suçundan doğrudan takdir ve tayin olunan 3.000 TL adli para cezasının, karar tarihinde yürürlükte bulunan 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin nitelikte olduğundan, sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmememekte ise de, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 315. maddesi yerine, henüz yürürlükte bulunmayan 5271 sayılı CMK’nin 296. maddesine göre temyiz isteminin reddine karar verilerek uygulama maddesinin yanlış gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten, 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’un 322. maddesi gereğince, ek kararın hüküm fıkrasındaki birinci paragrafındaki “CMK 296. maddesi” ibaresinin çıkarılarak yerine, “5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’un 315. maddesi” ibaresinin eklenmesi suretiyle usul ve yasaya uygun ek kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.10.2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.