Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2016/10389 E. 2016/23683 K. 19.12.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10389
KARAR NO : 2016/23683
KARAR TARİHİ : 19.12.2016

MAHKEMESİ : Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Marka Hakkında Tecavüz
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1-02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/7 maddesinin aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaşma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaşmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik CMK’nın 253 ve 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
2-Sanık … hakkında, dava konusu ürünlerin fatura bedelleri ile gerçek ürünlerin değerleri arasındaki oran araştırılıp sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekliliği ile ele geçen taklit ürünlerin ilgili yedek parça ticareti alanında faaliyet gösteren bir tacir nezdinde aldatma yeteneği bulunup bulunmadığının bilirkişi marifetiyle tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan ve yeterli görülmeyen gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Sanık … hakkında karar verilen davanın iddianame örneği getirtilerek önceki kararın bu dava konusu fiile ilişkin hukuki kesintiden sonra işlenip işlenmediği, bu itibarla somut davada TCK’nın 43. maddesinin uygulanmasına imkan bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 19/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.