YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4997
KARAR NO : 2016/3794
KARAR TARİHİ : 02.11.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs, bu suça yardım, 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM : 1- Sanık … hakkında;
6136 sayılı Yasanın 13/1, TCK.nun 52, 53, 63, 54/1. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası, 600 TL adli para cezası
TCK.nun 81, 35/2, 53, 63. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası
2- Sanıklar …, … hakkında; TCK.nun 81, 35/2, 39/1, 53, 63. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’ın mağdur …’ye karşı eylemi ile 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçunun; sanıklar … ve …’nun ise aynı mağdura yönelik eylemlerinin sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçunun niteliği tayin, cezayı azaltıcı bir neden bulunmadığı takdir kılınmış, savunmaları değerlendirilip inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde düzeltme ve bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanıklar Ali ve Şenol müdafilerinin sübuta, sanık … müdafiinin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve saireye yönelen yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
A- Sanık … hakkında 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik incelemede;
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı Kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin iptal edilen bölümleri nazara alındığında mahkemenin bu madde ile yaptığı uygulama yasaya aykırı ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün “Anayasa Mahkemesinin iptal kararındaki hususlar gözetilerek 5237 sayılı TCK’nun 53/1-2-3. maddelerinin tatbikine” şeklinde değiştirilmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN hükmün tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak ONANMASINA,
B- Sanık … hakkında mağdur …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs, sanıklar Şenol ve Ömer Faruk hakkında aynı mağdura yönelik kasten öldürmeye teşebbüse yardım suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri ile ilgili incelemede ise;
1- Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanıklar …, … ve …’nun hep birlikte araçla mağdur …’ın bulunduğu kahvehanenin yakınına giderek mağdurun kahvehaneden çıkmasını bekledikleri, mağdurun dışarı çıkmasının akabinde sanık …’ın silahla mağdura yakın mesafeden 8 kez ateş ederek mağdurun her iki bacağında toplamda 7 adet ve sol kalça guliteal bölgede 1 adet ateşli silah yaraları oluşturacak, sol femoral vende yaralanma meydana getirecek şekilde yaraladıkları, mağdura ligasyon ameliyatı yapıldığı, mağdurun yaralanmasının hayatını tehlikeye soktuğu ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, sanıkların kendiliklerinden eylemlerine son vererek suç mahallinden kaçtıkları olayda,
Sanıklar ile mağdur arasında öldürmeyi gerektirecek bir husumet tespit edilememesi, sanıkların mağdurun hayati bölgelerini hedef almadıklarının anlaşılması ve sanıkların eyleme kendiliklerinden son verip olay yerinden ayrılmaları dikkate alındığında; eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kasıtlarının yaralamaya yönelik olduğu ve iştirak halinde kasten yaralama suçundan TCK.nun 37. maddesi delaletiyle 86/1-3-e, 87/1-d maddeleri uyarınca meydana gelen zararın ağırlığına göre, temel cezaların teşdiden tayini suretiyle ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme sonucu suçların niteliğinde hataya düşülerek kasten öldürmeye teşebbüs ve bu suça yardım etme suçlarından mahkumiyetlerine hükmolunması,
2- 24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı Kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin iptal edilen bölümleri yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin CMUK’nun 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 02/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.