Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/11302 E. 2016/12420 K. 03.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/11302
KARAR NO : 2016/12420
KARAR TARİHİ : 03.11.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kuruma ait olan elektrik hattı üzerine aşırı enerji gelmesi sonucu tellerde oluşan kıvılcımların tarlaya düşmesiyle davacının 15-20 dönümlük buğday ekili tarlasının yandığını, davalı kurumun üzerine düşen bakım yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının uğradığı zararın haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işeyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı idarenin herhangi bir sorumluluğu olmadığını, tarımsal sulamaya ait ayırıcının vatandaş tarafından bilinçsizce yük altında açıldığını, elektrik nakil hattının dört yerden kopmasına neden olduğunu ve davacının kusurlu hareketiyle yangının meydana geldiğini belirterek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile 5.388,86 TL’nin 1,000 TL’sini dava tarihi olan 15/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 4.388 ,86 TL’nin ıslah tarihi olan 14/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, TBK’nun 69.maddesine dayanan tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, mühendisi bilirkişinin raporu ele alındığında; davacıya ait buğday ekili olan 1096 numaralı parselin yanında, dava dışı …’a ait 1095 numaralı parsel için de zarar hesabı yapıldığı ve mahkemenin bu raporu esas alarak hüküm kurduğu anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK 26. maddesi gereğince; hakim iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olup, talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Öyle ise mahkemece, davacının talebi ile sınırlı olarak davacının buğday ekili tarlası yönünden maddi tazminata karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu talebin aşılması suretiyle hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir
SONUÇ: 1.bent gereğince diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 03.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.