Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2016/9649 E. 2016/21435 K. 12.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9649
KARAR NO : 2016/21435
KARAR TARİHİ : 12.10.2016

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1163 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1)Kooperatifin yönetim kurulu üyesi olan sanıkların katılanlar hakkında kooperatif üyeliğinden haksız ihraç kararları verdiklerinden bahisle 1163 sayılı Kanun’un Ek 2/2. maddesi uyarınca sanıkların 3’er kez 25 gün hapis ve 1500 TL adli para cezalarıyla cezalandırılmalarına karar verilmiş ise de; 1163 sayılı Kanun’un ek 2/2. maddesinde yer alan “Bu madde öngörülen hürriyeti bağlayıcı cezalar paraya tahvil edilemez” hükmünün 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırıldığı ve 5237 sayılı Kanun’un 5. maddesinde yer alan “Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır.” düzenlemesi uyarınca 01.01.2009 tarihinden itibaren özel kanunların TCK’nın genel hükümlerine aykırı hükümlerinin uygulanamayacağı cihetle, daha önce hapis cezasına mahkum edilmeyen sanıklar hakkında hükmolunan 25 gün hapis cezasının TCK’nın 50/3. maddesinde düzenlenen “Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla mahkum olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşının bitirmiş bulunanların mahkum olduğu bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca TCK’nın 50/1. maddesindeki seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
2)Sanıklar hakkında ayrı ayrı 3 kez 500’er TL adli para cezasına hükmedilmesi yerine, her bir sanığa hükmedilen adli para cezaları toplanmak suretiyle sanıklar hakkında ayrı ayrı 1500’er TL adli para cezasına hükmedilmesi,
3)İki haklı ihtara uyulmaması nedeniyle katılanların kooperatif üyeliğinden haksız ihracından ibaret eylemde, zararın niteliği ve miktarı denetime olanak sağlayacak şekilde belirlenmeden, zararın giderilmediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, O yer Cumhuriyet Savcısı ve sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin, tebliğnameye uygun olarak, BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.