Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/7262 E. 2016/7112 K. 20.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/7262
KARAR NO : 2016/7112
KARAR TARİHİ : 20.10.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM : 1)Sanıklar …, … hakkında
a)Defter ve belgeleri ibraz etmeme suçundan ayrı ayrı beraat,
b)2003 ve 2004 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak ve düzenlemek suçlarından ayrı ayrı davanın düşürülmesine,
2)Sanık …, hakkında
a)Defter ve belgeleri ibraz etmeme suçundan davanın düşürülmesine,
b)2003, 2004, 2005 ve 2007 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak ve düzenlemek suçlarından beraat

Katılan vekilinin temyizinin, sanıklar hakkında verilen beraat ve düşme kararlarına hasren olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede; sanıklar … ve … hakkında “2005 ve 2007 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak” suçlarından açılan kamu davalarıyla ilgili olarak mahkemesince her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
I – Sanıklar … ve …’ya yüklenen 2003 ve 2004 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek ve kullanmak, defter ve belge ibraz etmeme, …’ya yüklenen 2005 ve 2007 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek ve kullanmak, defter ve belge ibraz etmeme suçlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar … ve …’ya yüklenen defter ve belge ibraz etmeme suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanıklar … ve …’ya yüklenen 2003 ve 2004 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek ve kullanmak suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği, sanık … hakkında defter ve belge ibraz etmeme suçundan 213 sayılı VUK’nun 367. maddesine göre dava şartı olan mütalaanin verilmeyeceğinin anlaşılması karşısında hakkındaki kamu davasının düşürüldüğü, sanık …’ya yüklenen 2005 ve 2007 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek ve kullanmak suçlarını işlemediği sabit olduğundan CMK’nun 223/2-b madde ve bendi uyarınca beraati gerektiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II – Sanık …’ya yüklenen 2003 ve 2004 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek ve kullanmak suçlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen suçların yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçların işlendiği tarihten hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 20.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.