YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3455
KARAR NO : 2016/6962
KARAR TARİHİ : 13.10.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi ve özel belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanmak
HÜKÜM : Mahkumiyet
I- Sanık …’a yüklenen resmi belgede sahtecilik suçu yönünden yapılan incelemede:
Muhtarlıktan aldığı sahte nüfus cüzadnı talep belgesi ile nüfus cüzdanı çıkartan sanığın cezasında 5237 sayılı TCK’nun 43. maddesi gereğince artırım yapılmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı arttırıcı ve azaltıcı sebeplerin bulunmadığı takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II – Sanık …’a yüklenen özel belgede sahtecilik, sanık …’e yüklenen görevi kötüye kullanma suçlarından yapılan incelemeye gelince;
1- 29.04.2006 tarih ve 26153 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 67/1. maddesinin 1. fıkrasında, gerçeğe aykırı yerleşim yeri veya nüfus cüzdanı talep belgesi veren köy veya mahalle muhtarları ile herhangi bir işlem sebebiyle nüfus müdürlüğüne gerçek dışı beyanda bulunanların cezalandırılacağının hükme bağlandığı, iddianamedeki anlatıma göre olay tarihinde mahalle muhtarı olarak görev yapan sanığın eyleminin 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 67/1. maddesindeki suçunu oluşturduğu gözetilmeden görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Sanık …’ın 17.09.2009-13.05.2013 tarihleri arasında … Cezaevinde hükümlü olduğunu ileri sürmesi, UYAP kayıtlarından yapılan incelemede de bu hususun tespit edilmesi ve suça konu cep telefonu abonelik sözleşmelerinin 2010 yılında düzenlendiğinin bildirilmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi bakımından, cep telefonu abonelik sözleşmelerinin düzenlenme tarihleri tam olarak tespiti ile sanığın bu tarihlerde cezaevinde hükümlü veya tutuklu olup olmadığı, sözleşme ekindeki nüfus cüzdan fotokopisinin sanığın düzenlendiği suça konu nüfus cüzdanı olup olmadığı tespit edilerek suça konu cep telefonu abonelik sözleşmesindeki yazı ve imzaların sanığa aidiyeti hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasından ve belge aslının dosya içerisinde bulundurulmasından sonra sonucuna göre; hükümden sonra, 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 2. fıkrasındaki “İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilerek, sanığa önödeme önerisinde bulunulması suretiyle hukuki durumunun takdiri gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 13.10.2016 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİDİR
Dairemizin 13.10.2016 tarih, 2015/3455 Es, 2016/6962 Karar sayılı çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebepten kısmen (II-2.bent deki bozma gerekçesi yönünden) muhalifim.
Sanığın başkasının kimlik bilgilerini kullanarak GSM aboneliği alması sebebiyle TCK’nun 207/1, 53. maddeleriyle cezalandırılmasına dair yerel mahkeme kararı usûl ve yasaya uygundur.
Çünkü 5809 Sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun amacı “elektronik haberleşme sektöründe düzenleme ve denetleme yoluyla etkin rekabetin tesisi, tüketici haklarının gözetilmesi, ülke genelinde hizmetlerin yaygınlaştırılması, kaynakların etkin ve verimli kullanılması, haberleşme alt yapı, şebeke ve hizmet alanında teknolojik gelişimin ve yeni yatırımların teşvik edilmesi ve bunlara ilişkin usul ve esasların belirlenmesi”dir.
Yasanın kapsamı ise “ Elektronik haberleşme hizmetlerinin yürütülmesi ve elektronik haberleşme alt yapı ve şebekesinin tesisi ve işletilmesi ile her türlü elektronik haberleşme cihaz ve sistemlerinin imali, ithali, satışı, kurulması, işletilmesi, frekans dahil kıt kaynakların planlaması ve tahsisi ile bu konulara ilişkin düzenleme, yetkilendirme, denetleme ve uzlaştırma faaliyetlerinin yürütülmesi ” dir.
Dolayısıyla 5809 sayılı yasa elektronik haberleşme hizmeti veren gerçek ve tüzel kişilerin faaliyetlerini düzenlemektedir. Aynı yasanın 56/4 maddesindeki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi veya işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” şeklindeki yükümlülükte elektronik haberleşme hizmeti veren gerçek ve tüzel kişilerin sorumlu,yönetici ve çalışanlarını bağlamaktadır.
Bu kapsamda Elektronik Haberleşme Kanunu kapsamında hizmet alan gerçek kişilerin bu hizmeti alırken sahte belge kullanmaları ve düzenlemeleri halinde (kullanılan veya düzenlenen belgenin niteliğine göre) sahtecilik suçundan cezalandırılmaları gerekir.
Bu sebepten usul ve yasaya uygun yerel mahkeme kararının onanması gerektiği görüşüyle sayın çoğunluk görüşüne muhalifim.13.10.2016