YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/347
KARAR NO : 2016/8808
KARAR TARİHİ : 27.09.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ,ECRİMİSİL
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 27.09.2016 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler vekili Avukat … geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davacı … vekili Avukat, davalı …, davalı …, davalı … gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Davacı 3/8 paydaşı olduğu 145 ada 8 parsel sayılı taşınmazın davalı … tarafından muvazaalı olarak temlik edildiğini, mahkeme kararları ile bu tapu kayıtlarının iptal edildiğini, kendisi taşınmazda paydaş olduğu hâlde taşınmazı kullanmasına izin verilmediğini açılan davalar ile intifadan men şartının gerçekleştiğini öne sürerek payı oranında elatmanın önlenmesine ve dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık olmak üzere 15000 TL ecrimisilin faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, daha sonra ecrimisil tutarını 26721.00 TL olarak ıslah etmiş ve ıslah harcını yatırmıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalılar; intifadan men şartının gerçekleşmediğini; tarafların taşınmazda paydaş olduklarını; ancak binanın kendilerine ait olduğunu, taşınmazda davacının kullanabileceği yer bulunduğunu, istenilen ecrimisilin fazla olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuşlardır.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davacının, davalılardan … aleyhine muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak açtığı 2001/1140 esas sayılı dosyadaki dava sonucunda davaya konu 145 ada 8 parsel sayılı taşınmazda paydaş konumuna geldiği, anılan kararın infazından önce davalı … tarafından diğer davalılara yapılan danışıklı temlikin de yine davacının açtığı 2007/11 esas sayılı dosyadaki dava ile iptal edildiği; öte yandan, çekişmeli taşınmazın davalıların tasarrufunda olduğu ve davacının taşınmazdan yararlanmasının engellendiği sonuç ve kanaatine varılmaktadır.
Yukarıda değinilen olgular karşısında, mahkemece davanın kabul edilmesinde kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davalıların öteki temyiz itirazları yerinde değildir.Reddine.
Ne var ki, davacının taşınmazdaki gerçek payının 3/8 olması gerektiği hâlde, tescile esas mahkeme kararının yanlış infazından ötürü 3/4 olarak tescil edildiği, bu yanlışlığın karardan sonra düzeltilerek kayda yansıtıldığı anlaşıldığına göre, hükmün 3/8 pay üzerinden kurulabilmesi için karar bozulmalıdır.
Davalıların bu yöne değinen temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollamasıyla) 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.12.2015 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edenler vekili için 1.350.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 27.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.