Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/10326 E. 2016/7164 K. 24.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10326
KARAR NO : 2016/7164
KARAR TARİHİ : 24.10.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, hüviyet cüzdanı, pasaport gibi belgelerde sahtecilik, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Sanıklar …, …, …, … haklarında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına
Sanık … hakkında sahte nüfus cüzdanı kullanmak suçundan ortadan kaldırılması
Sanık … hakkında sahtecilik suçundan beraat
Sanık … hakkında sahte resmi belge düzenlemek suçundan açılan kamu davasının ortadan kaldırılması
Sanıklar … ve … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet

I- Sanıklar …, … ve … hakkında “dolandırıcılık”, sanık … hakkında “dolandırıcılık”, “hüviyet cüzdanı, pasaport gibi belgelerde sahtecilik” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarından kurulan ortadan kaldırma ve düşme hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; yüklenen “dolandırıcılık” ve “hüviyet cüzdanı, pasaport gibi belgelerde sahtecilik” suçunun cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suç tarihi olan 2002 yılından hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gerekçeli gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı TCK’nun 204/1. maddesindeki cezasının miktarı itibariyle aynı Yasanın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımının, aynı Kanunun 67/2-d maddesi gereğince bir kısım sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmesi nedeniyle kesildiği için gerçekleşmediği gözetilmeden ortadan kaldırma kararı verilmiş ise de, yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihi olan 2002 yılından temyiz inceleme tarihine kadar gerekleşmiş olduğu anlaşıldığından, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II- “Resmi belgede sahtecilik” suçundan sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık … müdafii ile sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik sanık … müdafii (vekalet ücretiyle sınırlı) ve katılanın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı TCK’nun 204/1. maddesindeki cezasının üst sınırına göre tabi olduğu aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihi olan 2002 yılından temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, sanıklar Cengiz ve Semra müdafileri ile katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 24.10.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.