YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3463
KARAR NO : 2016/6957
KARAR TARİHİ : 13.10.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Katılan ile birlikte yüzde elli ortak olarak market işleten sanığın, katılan imzasını taklit ederek 11.02.2008 tarihli iş bırakma bildirimi düzenleyip vergi dairesine ibraz ettiğinin iddia edildiği olayda, sanığın aşamalarda; katılan tarafından kendisine verilen vekaletnameye istinaden iş bırakma bildirimini kendisinin düzenlediğini ve katılan adına imza attığını savunması, dosya içerisinde katılan tarafından sanığın yetkilendirildiğini gösterir 08.11.2006 tarihli vekaletnamenin mevcut olması karşısında; sanığın katılanın imzasını taklit ederek belgeyi düzenlese dahi sanık tarafından bu vekaletname ile söz konusu işlemlerin gerçekleştirilebileceği, bu nedenle sanığın eyleminin “faydasız sahtecilik” olarak nitelendirilip unsurları itibariyle oluşmayan suçtan beraat kararı verilmesi gerekeceği gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
2-5271 sayılı CMK’nun 231/11. maddesi uyarınca, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkemenin hükmü açıklayacağı, sadece yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanık hakkında koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilebileceği, kasten yeni bir suç işleyen sanık hakkında önceki hükümden CMK’nun 231. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımlar çıkartılıp hükmün geri kalan bölümlerinin aynen muhafaza edilmesi suretiyle karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonuç ceza itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 06.10.2016 gününde oy çokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİDİR
Dairemizin 06.10.2016 tarih, 2015/3463 Esas, 2016/6957 Karar sayılı çoğunluk görüşüne aşağıdaki iki sebepten muhalifim.
Sanığın Hükmün Açıklanması yolu ile TCK’nun 207/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına dair yerel mahkeme kararı usul ve yasaya aykırıdır.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasından sonra deneme devresi içinde yeniden suç işleyen sanık hakkında … Sulh Ceza Mahkemesinin 11/02/2013 tarih 2012/736 Esas, 2013/178 Karar sayılı kararı ile kasten yaralama sebebi eylemi ile TCK’nun 86/2,29/1, 62/1, 52/2. maddeleriyle 1000 TL doğrudan adli para cezası ile cezalandırılmasına kesin olarak karar verilmiş buna rağmen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına konu kararla ilgili olarak ilgili mahkemesine ihbarda bulunulduğu görülmüştür.
Kesin olarak verilen kararların olağan yargı yolu içinde temyiz incelenmesine konu edilmesi mümkün değildir. Ancak şartların varlığı halinde kanun yararına bozma suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesi mümkündür. Dolayısıyla etkin bir yargısal denetime tabi olmayan kesin hükümlerin hükmün açıklanmasına dayanak alınması mümkün değildir. Bu durum iç hukukumuzun bir parçası olan İnsan Hakları ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Avrupa Sözleşmesinin 6/2. maddesine güvence altına alınan Masumiyet Karinesinin ihlali niteliğindedir.
Bu sebeblerle anılan mahkeme kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne muhalifim. 06.10.2016