YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/4073
KARAR NO : 2016/7070
KARAR TARİHİ : 19.10.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre Cumhuriyet Savcısı’nın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
1) Hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın, denetim süresi içinde yeniden suç işlemesi sebebiyle yapılan ihbar üzerine duruşma açılarak sanık savunmasının tespiti için yazılan talimat cevabında sanığa çıkarılan tebligatın bila ikmal iade edilmesi karşısında sanığın mernis adresine tebligat çıkarılarak duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde buna riayet edilmeksizin savunma hakkı kısıtlanarak hükmün açıklanması,
2) Ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.04.2014 gün, 2013/11-397 E., 2014/202 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nun “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olması, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağı da dikkate alındığında, sanığın bir hafta ara ile sahte işgöremezlik belgesi ve istirahat raporu düzenlemesinden ibaret oluşa uygun sübutu kabul edilen eylemlerinin zincirleme şekilde tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, birden çok sahte belgenin düzenlenmesi olgusunun TCK’nun 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında nazara alınabileceği gözetilmeden yazılı şekilde iki kez resmi belgede sahtecilikten hüküm kurulması yasaya aykırı,
3) Sanığın 16.12.2008 tarihli … adına düzenlediği sahte rapor eylemine gerekçeli kararda hiç değinilmemesi,
4) Adli Emanetin 2006/6643 sırasında kayıtlı suça konu belgeler hakkında bir karar verilmemiş olması,
5) 16.12.2008 ve 23.12.2008 olan suç tarihlerinin gerekçeli karar başlığında 23.12.2008 ve 12.02.2009 olarak yanlış gösterilmesi,
6) 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonuç ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 19.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.