YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2569
KARAR NO : 2016/5645
KARAR TARİHİ : 04.10.2016
MAHKEMESİ :Sulh … Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. … geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Hazır bulunanın sözlü beyanı dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, cezai şart ve kiracı tarafından ödenmeyen elektrik bedeli alacağının tahsili istemidir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
…-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
…- Davalının elektrik borçlarına ilişkin alacak istemine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; davacı tarafından dosyaya sunulan, elektrik tüketim bedeli ödenmesi ihtarı dışında, abone sözleşmesi, davalıya ait olan elektrik faturası, abone sözleşmeleri davacı adına olan elektrik faturalarının davacı tarafından ödendiğine dair herhangi bir belge sunulmamıştır. Öncelikli olarak elektrik aboneliğinin davacı mı, davalı mı adına ait olduğu araştırılarak, aboneliğin davalı adına olması durumunda davanın rucuen alacak istemine ilişkin olacağından bu fatura bedellerinin davalıdan istenebilmesi için davacı tarafından ödenmesi gerekir. Bu husus üzerinde durularak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
…-Davalı vekilinin cezai şartın tenkisine ilişkin temyiz itirazlarına gelince:
Cezai şart, geçerli bir borcun yerine getirilmemesi veya eksik yerine getirilmesi ya da belli bir yerde, belli bir zamanda yerine getirilmemesi durumunda, borçlunun ödemesi gereken bir edimdir. Cezai şartın … ve tazminat fonksiyonu olup, Borçlar Kanununda bu iki fonksiyon kaynaştırılarak bileşik sistem kabul edilmiştir. Bu sistemin sonucu olarak aşırı görülen cezai şartın indirilmesinde tazmin ve … dengeli olarak korunmalıdır.
TBK.nun 182. maddesinin ilk fıkrasında “Taraflar cezanın miktarını serbestçe belirleyebilirler” son fıkrasında ise “Hakim, aşırı gördüğü … koşulunu kendiliğinden indirir” hükmü bulunmaktadır. Ticari olmayan işlemlerde bu kuraldan dolayı borçlu ileri sürmese bile, hakim cezai şarttan indirim yapılıp yapılmayacağını kendiliğinden saptamalıdır. Ne var ki, akdin bir şartını değiştirme yetkisini veren bu hak, istisnai olarak tanınmış bir hak
olduğu için Hâkim, bu hakkını ölçülü olarak kullanmalı, tarafların ekonomik durumu, borçlunun ödeme yeterliliği ile beraber borcunu yerine getirmemiş olması dolayısıyla sağladığı yarar, borçlunun kusur derecesi, borca aykırı davranışın ağırlığı, sözleşmeden beklenen yararın elde edilememesi ve akde aykırı davranılması yüzünden doğan zarar, cezai şartın tazmin ve … fonksiyonlarının dengeli olarak korunması gereği prensiplerini göz önünde bulundurmalı ve Hâkim kullandığı takdir hakkını …’ın denetimine olanak vermeye elverişli objektif esaslara dayandırmalıdır.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 09.02.2010 başlangıç tarihli ve … yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Anılan sözleşmenin …. maddesinde, sözleşmenin sona ermesi veya feshi halinde taşınmaz idareye teslim edilmez ise geçen her gün için cari yıl kira bedelinin yüzde biri oranında cezanın itirazsız ödeneceği kararlaştırılmıştır. İlgili taahhüt cezai şart niteliğinde olup, geçerlidir. Davalı kiracıyı bağlar. Bu nedenle mahkemece, sözleşmedeki düzenleme gereğince cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Ancak mahkemece TBK 182/son (B.K. 16l/son) maddesine göre cezai şartta indirim yapılıp yapılamayacağı tartışılmamış, cezai şarttan bir indirim yapılmamıştır.
Mahkemece cezai şart miktarının fahiş olup, olmadığı üzerinde durularak fahiş olması karşısında yukarıda açıklandığı şekilde cezai şartta tenkis yapılması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile cezai şarttan bedelinin tümünün tahsiline karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (…) ve (…) No’lu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 Sayılı HMK’ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici ….madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve … duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan ….350.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 04/…/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.