YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6087
KARAR NO : 2016/7376
KARAR TARİHİ : 03.11.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet
HÜKÜM : Sanıklar … ve … haklarında 2003 yılında sahte fatura düzenlemek suçundan: Beraat, 2004 yılında sahte fatura düzenlemek suçundan: Ortadan Kaldırma Sanıklar … ve … haklarında: Beraat
Gerekçeli karar başlığında “müşteki” olarak yazılmış olan …’nın sıfatının “katılan” olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüş, 16.05.2005 gün ve 25817 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanununun 33. maddesi uyarınca, diğer mevzuatta defterdara ve defterdarlığa yapılmış atıfların ilgisine göre vergi dairesi başkanı ve başkanlığına yapılmış sayılacağının belirtilmesi ve bu hükme uygun olarak 04.04.2007 gün ve 26483 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5615 sayılı Kanunun 20. maddesiyle, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 367. maddesinin 1. fıkrasında bulunan “defterdarlığın veya gelirler bölge müdürlüğünün” ibaresinin “vergi dairesi başkanlığının veya defterdarlığın” şeklinde değiştirilmesi karşısında; Vergi Dairesi Başkanı imzalı, T.C. Gelir İdaresi Başkanlığı, … Denetim Grup Müdürlüğü’nün, 02.09.2006 gün ve 1647/1834 sayılı yazısının, 213 sayılı Kanunun 367. maddesinde belirtilen ve dava şartı olan mütalaa niteliğinde bulunduğundan tebliğnamedeki bu hususa yönelik bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
I- Sanıklar … ve … hakkında 2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan verilen düşme, sanıklar … ve … hakkında ise 2005 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan verilen beraat kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklar … ve …’na yüklenen “2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının vaki dava zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi gerektiği,
b) Sanıklar … ve …’a yüklenen “2005 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçundan elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığına, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II- Sanıklar … ve … hakkında 2003 ve 2004, sanıklar … ve … hakkında ise 2003 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan verilen beraat kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklar … ve … hakkında yüklenen 2003 ve 2004, … ve …’na yüklenen 2003 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçlarının yasada gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 24.12.2003 ve 24.12.2004 tarihlerinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 03.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.